Afet Türleri Nelerdir?

09.12.2020
Afet Türleri Nelerdir?

Afet olayları genel olarak doğal afetler ve insan kaynaklı veya teknolojik afetler olmak üzere iki başlık altında toplanabilir.

Doğal Afetler

Ortaya çıkış süreci tamamen tabiat olaylarına bağlı olarak gerçekleşmektedir. Afetin hem ortaya çıkış süreci hem de tetikleyici bütün faktörler insan etkisinin dışındadır. Doğal afetler bu yönüyle kendi içerisinde iki gruba ayrılmaktadır. Bunlar;

Jeolojik kökenli afetler

Yer kabuğunun derinliklerinde meydana gelen süreçlere bağlı olarak ortaya çıkan ve genel olarak ta ciddi can ve mal kayıplarına sebep olabilen doğal afetlerdir. Jeolojik kökenli afetler grubuna deprem, heyelan, kaya düşmesi ve çamur seli, volkan patlaması gibi doğa olayları girmektedir. Jeolojik kökenli afetler genel olarak geniş coğrafyaları etkileme gücüne sahip olan ve bu özelliği nedeniyle de çok ciddi can ve mal kayıplarına sebep olabilen felaketlerdir. Jeolojik kökenli afetler ve bu afetlerin genel özellikleri aşağıda alt başlıklar hâlinde verilmiştir.

Deprem

Yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar hâlinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yer yüzeyini sarsma olayına “deprem” denir.

Deprem aynı zamanda bireyin üzerinde güven duyarak bulunduğu toprağın oynayacağını ve üzerinde bulunan tüm yapıların yıkılabileceğini ve ciddi can kayıplarına sebep olabileceğini gösteren geniş çaplı bir doğa olayıdır.

Depremlerin oluşumu yer küreyi oluşturan levhaların hareketi ile yakından ilişkilidir. Birbirini iten veya diğerinin altına giren iki levha arasında harekete engel oluşturan bir sürtünme kuvveti bulunmaktadır ve levhaların hareketi bu sürtünme kuvvetinin giderilmesine bağlıdır. Ancak iki levha arasında ki sürtünme kuvvetinin aşılması yer kabuğunda bir hareket oluşturmaktadır ve bu hareket şok dalgaları biçiminde çok uzak mesafelere kadar yayılabilmektedir.

Deprem olarak adlandırılan bu yer kabuğu hareketi yer kabuğunun üst kısmında yer alan insan yaşamına ciddi zararlar verebilmektedir. Yer kabuğunu oluşturan levhaların hareketine bağlı olarak ortaya çıkan depremlere “tektonik” depremler denilmektedir ve bu depremler çok ciddi can ve mal kayıplarına ve hasarlara sebep olabilmektedirler.

Afetler

Afetler

Bugün yeryüzünde kayıt altına alınan depremlerin nerdeyse %90’ı tektonik yani yer kabuğunun hareketine bağlı olarak ortaya çıkan depremlerdir. Türkiye de meydana gelen depremlerin tamamına yakını bu gruba girmektedir.

Diğer bir deprem türü ise volkanların patlamasına bağlı olarak ortaya çıkan “volkanik” depremlerdir. Yerin derinliklerinde erimiş maddenin yeryüzüne çıkışı sırasındaki fiziksel ve kimyasal olaylar sonucunda oluşan gazların yapmış oldukları patlamalarla bu tür depremlerin meydana geldiği bilinmektedir. Bu tür depremler yanardağlarla ilgili olduklarından yerel olup önemli zarara neden olmazlar.

Yeryüzünde meydana gelmekte olan depremlerin önemli bir kısmının tektonik nitelikli olması ve bu depremlerin çok geniş alanları etkileyebilmesi ve etkilenen bu alanların önemli bir kısmının da yerleşim alanları olması nedeniyle insan yaşamını ciddi düzeyde tehdit edebilmektedir.

Dünyada her yıl 500,000 civarında deprem meydana geldiği, ancak bunların sadece 100,000 kadarının hissedilebildiği belirtilmektedir.

Her yıl dünyanın birçok bölgesinde tektonik depremler meydana gelmekte ve bu depremlere bağlı olarak hasar gören bina ve yerleşim yerlerinde binlerce insan hayatını ya da yakınlarını kaybedebilmekte, yaralı kurtulmakta veya sakat kalmakta veya evini kaybedebilmektedir.

Her ne şekilde olursa olsun depreme tanıklık etmiş olan insanlarda uzun süreli travmatik etkiler görülebilmekte ve bu etkiler bireyin günlük yaşantısını, mesleki işlevselliğini ve yaşam kalitesini önemli oranda düşürebilmektedir.

Heyelan

Heyelan genellikle bir yamacın eteğindeki kesimlerin fazlaca aşınması ve yağmursularıyla doyması sonucu üzerindeki ağırlığı taşımaz hâle gelmesi nedeniyle büyük çaplı toprak ve kaya parçalarının kayma yapması olarak tanımlanabilir.

Heyelan genellikle yağmur ve kar sularının eriyerek toprağın altına sızması ve su geçirmeyen tabakaya inerek burada birikmesi sonucu üstteki toprak kütlesinin kaymasına sebep olması şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Bazı depremlerin de toprak kaymalarını tetiklediği bilinmektedir. Heyelan sonucunda yerleşim alanları, yollar, bağ, bahçe ve tarım alanları büyük çaplı hasara uğrayabilmektedir. Özellikle güney doğu Asya ülkeleri ve Çin’de her yıl yoğun yağmurlara bağlı olarak ortaya çıkan heyelanlarda bazı yerleşim yerlerinin üzerini kaplayacak düzeyde gerçekleşen heyelan olaylarında çok sayıda insan hayatını kaybetmekte ve ayrıca çok büyük çaplı maddi hasarda oluşabilmektedir.

Türkiye’de de özellikle Karadeniz bölgesi yıl içerisinde özellikle ilkbahar ve son bahar aylarında almış olduğu yağış miktarının fazla olması nedeniyle heyelan açısından en riskli bölge niteliği taşımaktadır ve bu yağışlara bağlı olarak hemen her yıl ciddi düzeyli heyelanlar yaşanmaktadır.

Heyelanlar deprem, sel ve kasırga gibi afetlere göre nispeten daha küçük bir alanı etkilemesine karşılık eğer yerleşim yerlerine çok yakın yerlerde gerçekleşir ise en az onlar kadar ağır can kayıplarına sebep olabilmektedir.

Volkan patlaması

Yanardağ veya volkan patlaması olarak nitelendirilen olay yüksek basınç ve yüksek sıcaklık ile erimiş olan kayalardan oluşan magmanın yeryüzüne püskürerek çıkmasıdır.

Yanardağ etkinlikleri genellikle depremler, sıcak su kaynakları, çamur kazanları ve kaynaçlar gibi yer etkinlikleriyle beraber görülürler. Püskürmelerden önce genellikle düşük şiddette depremler görülür. Yanardağ patlamaları gerek lav püskürtmeleri, gerek kül bulutları ve gerekse de sebep oldukları depremler nedeniyle yoğun hasara ve ani gelişmeleri durumunda ise ciddi can kayıplarına sebep olabilmektedirler.

Yanardağ patlamaları konusunda en aktif ülkelerin başında Endonezya, İtalya, İzlanda ve ABD gösterilebilir.

Yanardağ patlamaları yalnızca patlamanın gerçekleştiği alanı değil rüzgar ve bulutların etkisiyle atmosfere taşınan kül bulutları binlerce kilometrelik Alana yayılabilmekte ve çok uzak alanlarda can ve mal kayıplarına sebep olabilmektedirler.

Meteorolojik Kökenli Afetler

Meteorolojik kökenli afetler hava olayları ve iklim koşullarına bağlı olarak gerçekleşen, çok geniş alanları ve çok geniş nüfusu etkileme gücüne sahip olan doğal afetlerdir. Bu yönüyle en fazla can ve mal kaybına sebep olabilen afetler veya travmatik olaylar olarakta görülebilirler.

Meteorolojik afetler denilince akla genel olarak kasırga, hortum, sel, tsunami gibi doğa olayları gelmektedir.

Sel veya su baskınları

Sel, bir bölgede toprağı belirli bir süre için tamamen veya kısmen su altında bırakan; ani, büyük ve düzensiz su akıntılarına verilen isimdir. Bir akarsu veya deniz, göl gibi büyük su kitleleri kimi zaman fazlasıyla suyla yüklenir, bunun sonucunda taşarak yatağından çıkar ve “sel” adı verilen bir doğal felakete neden olur.

Sel ve taşkınların oluşmasında: sağanak yağışlar, kar erimeleri, toprak yapısı, bitki örtüsünün tahrip edilmesi, akarsu yataklarının yerleşim yeri olarak tercih edilmesi, plansız yerleşme ve alt yapı eksiklikleri gibi nedenler etkili olmaktadır. Seller depremlere oranla daha az can kaybına neden oluyormuş gibi görünse de çok geniş bir alanda milyonlarca insanın yaşamını etkileyebilmektedir ve etkilenen bölgedeki nüfus yoğunluğuna bağlı olarak can kayıpları da artmaktadır.

Örneğin Çin’de 1887 yılında meydana gelen bir sel felaketinde binlerce insanın hayatını kaybettiği ileri sürülmektedir. Günümüzde hemen bütün bölgeler sel tehdidi altında olmasına karşın güney doğu Asya ülkeleri gibi bazı bölgeler yoğun bir sel tehdidi altında bulunmaktadır. Özellikle muson yağmurlarının başlaması ile birlikte uzun bir zamana ve çok geniş alanlara yayılan seller bu bölgelerde çok ciddi can ve mal kayıplarına sebep olabilmektedir.

Özellikle son yıllarda ortaya çıkan bir diğer sel benzeri bir olay ise Tsunami olarak adlandırılan ve okyanuslarda ortaya çıkan büyük depremlerden sonra çekilen okyanus sularının büyük dalgalar oluşturarak yerleşim merkezlerine doğru hızlı bir şekilde ilerlemesi ve bu alanlarda çok ciddi can ve mal kayıplarına zarar vermesidir. Son yıllarda özellikle Endonezya ve Japonya’da ortaya çıkan tsunami felaketleri çok büyük ölçekli maddi hasara sebep olmanın yanında on binlerce insanın da hayatını kaybetmesine sebep olmuştur.

Kasırga ve hortumlar

Kasırga özellikle okyanuslar üzerinde ısınan sıcak ve nemli havanın yükselmesi sonucu oluşan ve en tehlikeli ve yıkıcı tropik fırtınalardır. Isınarak yükselen nemli havanın etrafında girdap gibi dönen güçlü bir hava akımı meydana gelmektedir.

Bir fırtınanın kasırga sayılabilmesi için saatte 120 km/h ulaşması gerekmektedir. Kasırgalara çoğu zaman yağmurlar da eşlik etmektedir ve ikisinin ortak etkisi sonucunda insanlar hem fırtınayla hem de sellerle boğuşmak zorunda kalabilmektedir. Bu durumun bir sonucu olarak çok ciddi can ve mal kaybı yaşanabilmektedir. Kasırgalar aynı zamanda okyanusun sahil kesimlerinde dev dalgaların oluşumuna da sebep olabilmektedir ki bu dev dalgalar sahil bentlerini aşarak kıyı bölgelerindeki yerleşim yerlerini tehdit edebilmektedir.

Kasırganın bir türevi olarak yine hortum olayı gösterilebilir. Hortum bir rüzgâr türü olmakla birlikte yüksek basınç alanından alçak basınç alanına doğru ilerlemektedir. Hortum öncelikle gökyüzünde oluşmakta ve yere doğru bir spiral şeklinde inmektedir. Çok şiddetli hortumlar kısa bir süre içerisinde üzerinden geçtiği koca bir şehri haritadan silecek düzeyde ciddi bir zarara ve can kayıplarına sebep olabilmektedir.

Hortumlar hiç beklenmedik anlarda ortaya çıkmakta ve ani bir felakete sebep olabilmektedirler. Hortumlar özellikle Amerika Birleşik Devletlerinde yaygın bir şekilde görülebilmekte hem can kayıplarına hem de çok ciddi hasarlara sebep olabilmektedirler.

İnsan Kaynaklı ve Teknolojik Afetler

Çoğu zaman ihmal gibi nedenlerle ortaya çıkan insan kaynaklı bu afet durumları can ve mal kayıplarının yanında ciddi çevre felaketlerine de sebep olabilmektedir.

İnsan kaynaklı felaketleri genel olarak aşağıdaki gibi sınıflandırmak mümkündür.

  • Nükleer, biyolojik ve kimyasal kazalar
  • Taşımacılık kazaları (Uçak, tren, gemi, otomobil vb.)
  • Endüstriyel kazalar ve iş kazaları
  • Savaşlar
  • Yangınlar
  • Terör saldırıları

İnsan eliyle gerçekleşmesi muhtemel en riskli kazalar hiç şüphesiz nükleer, biyolojik ve kimyasal kazalardır. Bu kazalar gerçek bir felaket durumuna dönüşmekle birlikte hem can kayıpları, hem mal kayıpları hem de çevre kirliliği açısından düzeltilmesi onlarca yıl alabilecek hasar ve kayıplara sebep olabilmektedir.

Nükleer, biyolojik ve kimyasal kazalar

Yakın zamanda Meksika körfezinde yer alan Petrol platformu Deepwater Horizon’un patlaması sonucunda son yılların en büyük çevre felaketlerinden biri gerçekleşmiştir.

Bu kaza sonucunda her gün yüzlerce varil petrol okyanusa akmış ve çok geniş bir okyanus alanı bu kimyasaldan etkilenmiş ve doğal yaşam tehdit altına girmiştir. Bu felaketten sonra bölgedeki doğal hayatın uzun yıllar boyunca eskiye dönemeyeceği de yapılan değerlendirmeler arasındadır.

Taşımacılık kazaları (Uçak, tren, gemi, otomobil vb.)

İnsan eliyle gerçekleşen ikinci felaket olayı ise taşımacılık olaylarında görülen ve yaşanan kazalardır. Uçak, gemi, tren, otomobil benzeri araçlar her gün milyonlarca insan tarafından kullanılmakta ve çoğu zaman insan eliyle yapılan hatalara bağlı olarak büyük çaplı kazalar meydana gelmekte ve hem ciddi can kayıpları yaşanmakta hem de yaralı kurtulanlar için uzun süre etkisi devam eden travmatik durumlar ortaya çıkmaktadır.

Taşımacılık süreçlerinde meydana gelen kazalar içerisinde özellikle uçak ve tren kazaları duygusal travmanın yaşanması noktasında önemli bir ağırlığa sahiptir.

Bu ulaşım araçlarında ulaşımın niteliği ve yüksek hıza bağlı olarak kurtulma olanaklarının ve yardım alabilme olanaklarının sınırlılığı travmatik etkiyi artırmaktadır. Bu kazalara maruz kalanlar veya tanık olanlar için bu durum yoğun bir anksiyete sebebi olabilmekte ve birçok insanda bu ulaşım araçlarına yönelik olarak fobiler gelişebilmektedir.

Söz konusu bu fobiler bireyin yaşam süreçlerini ve kalitesini önemli oranda etkilemektedir. Yaşanan travmanın niteliğine bağlı olarak ortaya travma sonrası stres bozukluğu da çıkabilmekte ve daha kalıcı ve ağır etkilere de sebep olabilmektedir.

Endüstriyel kazalar ve iş kazaları

İnsan eliyle gerçekleşen üçüncü travmatik olay ise endüstriyel kazalardır. Bu kazalar özellikle büyük sanayi kuruluşlarında yeterli özenin gösterilmemesi ve gerektiği kadar önlem alınmaması nedeniyle ortaya çıkan ve büyük çaplı insanı ve maddi hasara sebep olan her türlü travmatik olaylardır. Bu tür kazalar çok sayıda insanın iş yeri olarak kullandığı büyük sanayi kuruluşlarında genelde meydana gelmektedir.

Endüstriyel kazaların bir diğer yönü ise daha bireysel ve küçük çaplı olmakla birlikte birey için duygusal travma yaratabilecek etkileri olan iş kazalarıdır.

İş kazaları belli bir iş yerinde belli bir işin yapılması esnasında çalışandan veya iş yerinden kaynaklanan sebeplerden dolayı ortaya çıkan kaza sonucu çalışanın hayatını kaybetmesi ve yaralanması olarak tanımlanabilir.

Savaşlar

Günümüzde teknolojik ilerlemeye bağlı olarak savaşların niteliğinde de ciddi değişmeler yaşanmaktadır. Gelişen silahlar ile birsaniye içerisinde binlerce insanı ortadan kaldırmak olanaklı hâle gelmiştir.

Özellikle nükleer silahlar aracılığıyla Japonya’da 1945 yılında yapılan saldırılar aynı anda iki şehrin tamamen yok edilmesine ve binlerce masum insanın hayatını kaybetmesine sebep olmuştur. Şekil 2.3’de Hiroşima’ya atılan atom bombasının patlama anaına ilişkin bir kesit görülmektedir. Devasa bir patlama hem şehirleri hem de insanların duygusal dünyalarını alt üst edebilmektedir. Bununla birlikte savaşlar insan yaşamını tehdit eden en ciddi olaylar arasındadır. Bu yönüyle savaşın içinde kalmak veya tanık olmak insanlarda ömür boyu sürecek ciddi bir duygusal travmaya sebep olacaktır.

Savaşlar aynı zamanda travma sonrası stres bozukluğu için de en önemli zeminlerden birini içinde barındırmaktadır. Çünkü her an ölüm korkusu yaşamak veya birilerinin ölümüne veya yaralanmasına tanık olmak gibi olumsuzluklar içermektedir. Bu durum şüphesiz çocuklar ve gençler için çok daha yıkıcı psikolojik sonuçlar içermektedir.

Terör Saldırıları

İnsan eliyle gerçekleşen ciddi travmatik olaylar arasında son olarak terör olayları gösterilebilir. Terör ya da terörizm, siyasal, dinsel ve/veya ekonomik hedeflere ulaşmak amacıyla sivillere; resmî, yerel ve genel yönetimlere yönelik baskı, yıldırma ve her türlü şiddet içeren eylemlerin yapılmasıdır.

Hükûmetlere veya kuruluşlara göre değişmekle birlikte, terör uygulayan organize gruplara terör örgütü; terör uygulayan şahıslara ise terörist denilmektedir. Bugün dünyanın çok farklı yerlerinde çok farklı amaçlara hizmet eden ama birbirine çok benzer eylemlerde bulunan değişik terör grupları ve bu grupların gerçekleştirdiği terör eylemleri bulunmaktadır. Bu terör gruplarının hedefi çoğu zaman her şeyden habersiz ve olup bitenlerle doğrudan ilişkisi olmayan masum insanlardır.

Terör saldırılarının ilk hedefi genel olarak korkutmak ve ölüme sebebiyet vermektir. Terör grupları genelde oluşturmaya çalıştıkları toplumsal korku yoluyla mesajlarını iletmeye çalışırlar.

Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de değişik terör gruplarının ana hedefi olan ülkelerden biridir ve resmî kaynaklara göre son otuz yılda kırk bine yakın insan hayatını kaybederken on milyonun üzerinde terörün yaratmış olduğu olumsuzluklardan kaçmak için ülkenin batısına doğru ve şehir merkezlerine doğru göç etmek zorunda kalmıştır. Bu örnekten de görüldüğü gibi terörsadece anlık bir saldırı ile insanları öldürme eylemi değildir aynı zamanda dolaylı yollardan milyonlarca insanın göç etmek zorunda kalmasına da sebep olarak duygusal travmanın çok daha geniş bir ölçeğe yayılmasına sebep olabilmektedir.

Çünkü yaşanan olaylardan kaçan insanların göç ettikleri yerlerdeki toplumsal yapıyı doğrudan etkileme hatta sekteye uğratarak yeni toplumsal travmaların ortaya çıkmasına zemin hazırlaması da mümkündür.

Günümüzde en sık karşılaşılan terör olayları bombalama olayları, uçak kaçırma ve canlı bomba olarak kullanılan insanlar ile gerçekleştirilen olaylardır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.