Aleviliği Adlandırma

01.12.2020
Aleviliği Adlandırma

Sözlükte “Ali’ye mensup” anlamına gelen Alevî terimi, İslam kültür tarihinde “Hz. Ali soyundan gelenler” anlamında kullanılır.

Günümüzde Alevîlik, çeşitli bilimsel disiplinlere ve değişik bakış açılarına göre farklı şekillerde nitelenir ve tanımlanır. Tarihî-sosyolojik bir yaklaşımla Alevîlik, “XIII. yüzyılda Anadolu’daki sosyo-dinî kaynaşmaların sonucu ortaya çıkan, XV-XVI. yüzyıldaki Hurûfî ve Safevi tesirleri altında oluşan dinî bir harekettir.” diye tanımlanabilir. Bu tanıma bağlı olarak Alevîliği ilgilendiren bazı önemli terimleri şöyle sıralayabiliriz: Bektaşîlik: Günümüzde Alevîlikle müşterek kullanılan en önemli terim Bektaşîlik’tir.

Bektaşîlik, XIII. yüzyılda Anadolu’ya gelip Sulucakarahöyük’e yerleşen Hacı Bektaş Veli (ö. 1270-71)’ye nispet edilen Yesevi kökenli bir tarikattır. Başlangıçta Abdalan-ı Rum içinde yer alan tarikat, XVI. yüzyılın siyasi şartlarında Camiler, Torlaklar, Işıklar, Kalenderiler, Haydariler’i de içerir şekilde bir üst kimlik nitelemesine dönüşür. Kızılbaşlık: Safevi müritlerinin giydiği başlığa istinaden onlara verilen bir addır. Terim, Rafızilik’le beraber XVI. yüzyıldan itibaren Safevi taraftarlığı anlamında kullanılır.

Aşiret Kökenli Nitelemeler: Mikro-etnik olarak tamamı Türk olmak kaydıyla Tahtacılar, Türkmenler, Çepni/Çetmiler, Sıraçlar, Abdallar gibi adlandırmalar farklı Alevî zümrelerini ifade etmek üzere kullanılır. Ocakzadeliler: Bu zümre, Anadolu’daki Ehlibeyt mensupları etrafında, onlara duyulan sevgi ve saygının sonucu ortaya çıkar. Ocakzadelilerde seyyidlik ve dedelik, tek kimlikte birleşir. Alevîlik, terim olarak XIX. yüzyılın siyasi, sosyal ve kültürel gelişmelerine binaen muhtemelen Batı’da üretilen bir terim olarak kullanılmaya başlar ve kısa zamanda Bektaşiler, Kızılbaşlar, Ocakzadeliler, Tahtacılar, Sıraçlar vb. zümreleri içeren bir anlam kümesine sahip olur.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.