Biyolojik Çeşitliliğin Yaşam İçin Önemi

03.06.2022
Biyolojik Çeşitliliğin Yaşam İçin Önemi

Bir bölgedeki farklı tüm bitki, hayvan ve mikroorganizmalardan oluşan canlı türlerini
kapsayan çeşitliliğe biyolojik çeşitlilik (biyoçeşitlilik) denir. Biyolojik çeşitlilik; ekosistem
ile organizmalar arasındaki tür içi çeşitliliği, canlılar arasındaki farklılıkları ve birbirleriyle
olan ilişkilerini ifade eder.
Biyolojik çeşitliliğin, ekosistem, tür ve gen çeşitliliği olmak üzere üç temel bileşeni
bulunmaktadır. Biyolojik çeşitlilik belirli bir bölge veya alandaki bitki, hayvan veya diğer
canlı türlerinin cansız çevreleri ile birlikte oluşturduğu yaşam sistemlerinin birbirinden
farklı oluşunu, yani ekosistem çeşitliliğini, canlıların birbirinden farklı oluşunu, yani tür
çeşitliliğini, aynı canlı grubundaki her bir bireyin diğerinden farklı oluşunu, yani genetik
çeşitliliği ifade eder.
Yeryüzünün yalnızca belirli bölgelerinde yayılış gösteren (yaşam alanı belirli bir bölgeyle
sınırlı) hayvan ve bitki türlerine endemik tür denir. Endemik türler, iklim değişmelerinde
ve izolasyon koşullarında oluşur. Daha önce geniş alanlara yayılmış bir tür, iklim değişimi
sonucu, ekolojik özelliklerine uygun belli bir yere çekilerek yaşamını sürdürür. Bir göl ekosistemi, bir yarımada ya da bir dağ belli bir türün yaşadığı endemik bölgeyi oluşturabilir.
Ankara keçisi, Toros kurbağası, Hopa engereği, Sivas kangalı, safran, Van ters lalesi
ülkemizdeki endemik türlerimizden bazılarıdır (Görsel 61 ve 62). Endemik türler, ülkemizin
biyolojik çeşitliliğine katkıda bulunurlar.

Ülkemiz bitki ve hayvan türleri bakımından oldukça zengin bir çeşitliliğe sahiptir.
Ülkemiz sahip olduğu zengin biyolojik çeşitliliği ve endemik türleri ile Dünya üzerinde
önemli bir konuma sahiptir.
Anadolu, kendi başına ayrı bir kıta olmamakla birlikte, bir kıtanın sahip olabileceği tüm
ekosistem ve habitat özelliklerine tek başına sahiptir.
Anadolu’nun Dünya’daki birçok bölgeden daha fazla biyolojik zenginliğe sahip olmasının
başlıca nedenleri şöyle sıralanabilir:
• Ülkemiz Asya ve Avrupa kıtaları arasında doğal bir köprü görevi görmektedir. Asya,
Avrupa ve Afrika kıtalarının birbirine iyice yaklaştığı bir noktada yer aldığı için bu
üç kıtayı birbirine bağlamaktadır.
• Türkiye’nin çok değişik iklim ve coğrafi yapıya sahip olması nedeniyle Anadolu’daki
tür çeşitliliğinin başlıca etmenlerindendir. Çünkü bu topografik, ekolojik ve iklimsel
farklılıklar, göç eden birçok hayvanın Anadolu’ya yerleşmesine ve hayvan varlığının
zenginleşmesine neden olmuştur.
• Ülkemiz birçok türün, özellikle de
kuş türlerinin göç yolları üzerinde
bulunmaktadır. Bu nedenle göç eden
kuşların bir bölümü, göçleri sırasında
Anadolu topraklarında konaklamakta,
üreme ve beslenme dönemini buralarda
geçirmektedir.
• Bazı deniz hayvanları, özellikle deniz
kaplumbağaları, Anadolu kıyı şeridindeki kumsal alanlara yumurta bırakmakta, bazıları ise kayalık alanlarda
barınma olanağı bulabilmektedir.

• Dünya’daki buzullaşma olayları sırasında oluşan kitlesel göçlerde Anadolu, birçok
canlı türü için sığınak bölge görevi yapmıştır. Bu durum günümüzde bazı türler için
hâlâ geçerlidir.
Biyoçeşitlilik tarih boyunca toplumların maddi, manevi, kültürel ve estetik olarak
bağımlı olduğu birçok hizmeti sağlamıştır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.