Bulut Bilişim Nedir, Gelişimi ve Standardı

Bulut Bilişim Nedir, Gelişimi ve Standardı

Bulut ölçeklenebilir ve hesaplanabilir BT kaynaklarının uzaktan sağlama amacıyla tasarlanmış ayrı bir bilişim teknolojileri ortamını ifade etmektedir. Bu kavram genellikle küme, yığın gibi anlamlara gelmektedir.

Önceden internetin simgesi olarak çeşitli ağ topolojilerinde karşımıza çıkan bulut, şimdi bilişim kaynaklarının uzaktan sağlama ortamıyla paylaşılmasını ve bulut ortamının sınırını temsil etmek için kullanılmaktadır. Web tabanlı bilişim kaynaklarına açık ve ölçülü erişim imkânı sunmaktadır. Bulut ortamları internet üzerinden yayınlanan içerik tabanlı bilişim kaynaklarının erişimi için tanımlanmıştır.

Bulut Bilişim ise düzenli ve ölçeklenebilir bilişim teknolojilerinin sağladığı olanakların dağıtıldığı ve gerçek zamanlı internet teknolojilerini kullanarak bir servis olarak tüketildiği bir yazılım çözümüdür.

Bulut Bilişim ve Sanallaştırma Teknolojileri.
Bulut Bilişim ve Sanallaştırma Teknolojileri.

Yukarıdaki bulut bilişim teknolojileri başlığı altında anlatılan sanallaştırma teknolojilerin bir bütün olarak bulut bilişimin alt yapısını oluşturduğunu ve bu kaynaklar üzerinden verilen hizmetlerin kullanıcılara internet üzerinden ulaştırıldığı görülmektedir.

Bulut Bilişimin Gelişimi

Bulut bilişimin temelini, kuruluma ihtiyaç duyulmaksızın internet üzerinden erişilerek tüm programların kullanılması fikri oluşturmaktadır. Bilgisayarların yeteneklerini genişleten bulut bilişim teknolojisi, kullanıcıların bir dizi yazılım ve servise internet üzerinden erişimlerine olanak sağlayan uygulamaların bütününe verilen bilişim kaynaklarının topluluk adıdır.

Bulut bilişimin gelişimi
Bulut bilişimin gelişimi

Bir bulut ortamında programlama, hesaplama ya da işlem yapma fikri kamu hizmeti bilişimin (utility computing) temellerine dayanmaktadır. Bulut kavramını bilgisayar bilimcisi John McCarthy 1961 yılında ileri sürmüş ve bu bulut bilişimin kökeni ya da başlangıç noktası olarak işaret edilmektedir. (Erl vd., 2013; Marinescu, 2013). Dağıtık bilişim sistemi olarak da adlandırılan bu hizmetlerin temel üstünlükleri;

  • Kısa süre içerisinde çözülmesi zaman isteyen problemleri çözebilir.
  • Diğer bilgi sistemleriyle kolayca birlikte çalışabilir.
  • Donanım kaynaklarının verimli olarak kullanılmasını sağlar.
  • Hızlı bir şekilde ihtiyaçlara göre ölçeklenebilir bir kapasite sunar.

McCarty (1961), “Savunduğum türden bilgisayarlar geleceğin bilgisayarları hâline gelirse, bilişim günün birinde tıpkı kamu aracı olan telefon sistemi gibi bir kamu hizmeti olarak organize edilebilir. Bilgisayar desteği yeni ve önemli bir sanayi temeli hâline gelebilir.” şeklinde düşüncesini paylaşmıştır. Bu sözleri sebebiyle McCarthy’nin bulut bilişimin öncüsü olduğu da söylenmektedir (Younge, Von Laszewski, Wang, Lopez-Alarcon, ve Carithers, 2010).

Bulut bilişim teknolojilerin gelişiminde etkili faktörler görülmektedir. Bu faktörler; sanallaştırma teknolojileri, yüksek bant genişliği, uygulamaların ya da servislerin birlikte çalışabilmesine imkân veren yazılımların geliştirilmesi (SOA, Service-Oriented Architecture) ve Web 2.0’dır. API (uygulama programlama ara yüzü) ve Web 2.0 gibi birçok internet teknolojileri bulut bilişimin gelişmesinde önemli bir role sahiptir. Birbirinden bağımsız olarak geliştirilen uygulamaların API desteğini kullanarak birbirine entegre olmaları bulut uygulamaların gelişmesinde önemli bir katkı sağlamıştır. Dağıtık bilişim sistemleri sayesinde farklı sistemlerdeki hesaplama güçlerinin, depolama alanlarının ve ağ kapasitelerinin tek merkezden kontrol edilmesi ve yönetilmesi sağlanmıştır. Otomatik Bilişim, karmaşık yapıdaki sistemler üzerinde insanların müdahalesini en aza indirerek kendi kendine yönetebilen sistemlerdir. Bu sistemler sayesinde veri kaynaklarından toplanan veriler ile sistem yönetimi otomatikleştirilmiştir.

Bir kamu hizmeti gibi bilişim hizmetlerinin yaygınlaşması, organize edilmesi ve sunulması düşüncesini, 1969 yılında, internetin tohumunu atan İleri Araştırma Projeleri Ajansı Ağı ya da ARPANET projesinin baş bilim adamı olan Leonard Kleinrock, “Şu an itibariyle, bilgisayar ağları hala emekleme döneminde, fakat onlar kadar büyüdükçe ve sofistike hâle geldikçe, biz muhtemelen bilgisayar uygulamalarının yayılmasını göreceğiz.” diyerek uygulamaların gelişen, büyüyen ve kararlı hâle gelen ağ yapıları sayesinde yayılmasını ve çalışabilirliğini öngörmektedir (Erl vd., 2013).

Web 2.0 web tasarlama ilkelerinde karşılıklı etkileşim ortamını ifade etmektedir. Statik olan web sayfalarından kullanıcı etkileşimli, dinamik ve kişiselleştirilebilir web sayfalarına geçilerek bu teknolojinin altındaki bileşenler kullanılmaktadır. Bulut hizmetlerinin ilk örnekleri 2000’li yıllarda salesforce.com isimli bir girişim olurken, amazon web servisleri, Google apps, Microsoft Azure, Vmware ve IBM-Juniper bu teknolojinin yaygınlaşmasından internet teknolojileri katkı sağlamıştır.

Bulut Bilişim Teknolojileri Standardı

Bulut bilişim, servislerin gün geçtikçe kararlı hâle gelmesi ve esnek bir yapı olmasına rağmen teknolojinin gelişmesiyle sunmuş olduğu hizmetlere yeni servisler eklemektedir. Sunulan hizmetlerin artmasıyla bu bilişim yapısının genel çerçevesi ve standardı bir tanım içinde ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST) tarafından yapılmıştır (NIST, 2013).

NIST (2013)’e göre; Bulut bilişim, yapılandırılabilir bilişim kaynaklarından oluşan ortak bir havuza, uygun koşullarda ve isteğe bağlı olarak her zaman, her yerden erişime imkân veren bir modeldir. Söz konusu kaynaklar (bilgisayar ağları, sunucular, veri tabanları, uygulamalar, hizmetler vb.) asgari düzeyde yönetimsel çaba ve hizmet sağlayıcı etkileşimi gerektirecek kolaylıkta tedarik edilebilmekte ve elden çıkarılabilmektedir. Bu model erişilebilirliği desteklemekte ve Şekil 8.10’da gösterilen, beş temel özellik, üç hizmet modeli ve dört kurulum modelini kapsamaktadır.

Günümüzde düşük ücretler ile sağladığı yüksek esneklik ve erişilebilirlik sayesinde bulut bilişim teknolojilerine olan ilgi hızla artmıştır. Güvenlik ve gizlilik kaynaklı endişelerin azaltılması için dünya genelinde standart çalışmaları yürütülmektedir. Ülkemizde bu standartların oluşturulması için çalışmalar 2013/4890 sayılı Bakanlar Kurulu kararı doğrultusunda, 20/06/2013 tarihli ve 28683 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi ve 2013-2014 Eylem Planı’nda güvenlik alanında standartların oluşturulması konusunda eylem sorumlusu olarak Türk Standartları Enstitüsü görevlendirilmesiyle başlamıştır (TSE, 2013). Bu çalışmalar Eylül 2013’de yayınlanan “Bulut Bilişim Güvenlik ve Kullanım Standardı” taslak çalışmasıyla ortaya konulmuştur. Bu çalışmada NIST tanımından yola çıkarak tanımlamalar yapılırken hedef kitle aşağıdaki şekilde belirlenmiştir (TSE, 2013).

Bulut Bilişim Hizmet Sağlayıcıları

  • Kamu Kurum ve Kuruluşları
  • Sistem yöneticileri, çalıştırıcıları ile bulut bilişimle ilgili kararlar veren BT çalışanları
  • Güvenlik Uzmanları, yöneticileri, denetçileri ve güvenlikle ilgili sorumluluğu bulunan BT çalışanları
  • Bulutta güvenlik ve gizlilik endişesi taşıyan BT yöneticileri
  • Sistem ve Ağ yöneticileri
  • Bulut hizmetlerinin kullanıcıları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir