Canlıların Biyolojik Süreçlere, Ekonomiye ve Teknolojiye Katkısı

06.06.2022
Canlıların Biyolojik Süreçlere, Ekonomiye ve Teknolojiye Katkısı

Bakterileri düşündüğümüzde ilk aklımıza gelen hastalıklardır. Gerçekten de bakteriler
pek çok hastalığın temel nedenidir; boğazımızın ağrımasından, dişimizin çürümesine
kadar pek çok rahatsızlıktan bakteriler sorumludur. Ancak hastalık yapan patojen
bakterilerin sayısı, yararlı bakterilerle karşılaştırıldığında oldukça düşüktür.

  • Bazı bakteriler aynı zamanda diğer bakteri türlerine zarar veren önemli antibiyotikler
    üretir. Streptomisin, bakterilerin ürettiği önemli antibiyotiklerden biridir.
  • Hastalıklardan korunma ve tedavide bakterilerden yararlanılarak hazırlanan aşı ve
    serum kullanılır. Aşı zayıflatılmış veya öldürülmüş bakterilerden hazırlanır. Bazı
    hayvanların vücuduna zayıflatılmış bakteriler verilir. Hayvanın ürettiği antikorlar, özel
    teknik ile kanından ayrılır ve serum elde edilir.
  • Bazı bakterilerin yaşam alanını bizim bağırsaklarımız oluşturur. Burada yaşayan
    bakteriler enzim, B ve K vitamini üretir ve bazı bakteriler besinlerimizi sindirmemize
    yardımcı olur.
  • Sapropfit (çürükçül) bakteriler, organik atıkları inorganik maddelere çevirerek madde
    döngüsüne katkıda bulunurlar.
  • Azot bağlayıcı bakteriler, nitrit, nitrat bakterileri ve baklagil kökünde yaşayan bakteriler,
    azot döngüsünde görev yaparlar. Böylece tüm canlıların protein sentezine kaynak
    oluştururlar.
  • Biyolojik mücadelede bakterilerden faydalanılmaktadır.
  • Gıda sanayinde, oksijensiz solunum yapan (fermentasyon) bakterilerden yoğurt,
    peynir, sirke, turşu vb. yapımında kullanılmaktadır.
  • Kimya endüstrisinde; aseton, bütanol ve diğer bazı ürünlerin elde edilmesinde
    bakterilerden faydalanılmaktadır.
  • Biyoteknolojik çalışmalarda, en çok bakteriler kullanılır. Çünkü bakterilerin üretimi hızlı,
    maliyeti düşük ve n sayıda kromozom taşıdıklarından gen aktarımı çalışmalarında çok
    hızlı sonuç elde edilir.
  • DNA teknolojisindeki gelişmeler neticesinde, insandan bakteriye insülin geni aktarılmış
    ve böylece bakterilerin insülin hormonu üretmesi sağlanmıştır.
  • Arkebakteriler sıra dışı koşullarda bile yapısı bozulmadan kalabilen enzimlere sahiptir.
    Bu enzimler endüstride pek çok tepkimede, atık maddelerin zehirli özelliklerinin
    giderilmesinde, metal cevherlerinin işlenmesinde, zehirli maddelerle kirletilmiş suların
    arıtılmasında, boya endüstrisinde arıtma tanklarında bulunan suyun temizlenmesinde,
    gübre sanayi gibi alanlarda kullanılmaktadır.
  • Bazı atık sularda ve kanalizasyonlarda yaşayan arkebakteriler metabolik ürün olarak
    metan gazı üretirler. Bu biyolojik gaz yanıcıdır ve enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır.
  • Kırmızı alglerden elde edilen agar maddesi; bakteri ve mantarların laboratuvar
    ortamlarında üretilmesinde, gıda katkı maddesi olarak dondurma ve tatlı yapımında
    kullanılır.
  • Fotosentez yapan algler, atmosferdeki oksijenin büyük bir kısmını oluşturur. Ayrıca
    sucul ortamdaki besin zincirinin ilk halkasını oluştururlar.
  • Diatom olarak adlandırılan algler ise, diş macunu ve bazı ilaçların yapımında,
    izolasyon ve çeşitli maddelerin filtre edilmesinde kullanılmaktadır.
  • Cıvık mantarlar ayrıştırıcı (saprofit) oldukları için madde döngülerinde önemli rolleri
    vardır.
  • Maya mantarları gıda sanayinde; ekmek yapımı, bira ve şarap üretiminde kullanılırlar.
  • Mantarlardan bazı antibiyotikler, ilaç ve vitaminler elde edilir.
  • Kültür mantarları besin olarak kullanılmaktadır.
  • Saprofit mantarlar, doğadaki organik atıkları inorganik maddelere çevirerek madde
    döngüsünde rol alırlar.
  • Parazit türleri bitki ve hayvanlarda hastalık oluşturmaktadır. Bazı mantarlar besinlerde
    küf oluşturarak ekonomik kayıplara neden olmaktadır.
  • Bitkiler, fotosentez ile organik bileşik sentezleyerek diğer canlıların besinini oluştururlar,
    ayrıca atmosferin oksijen miktarını arttırırlar.
  • Bitkilerden selüloz ve kağıt üretiminde, kereste ve mobilya üretiminde hammadde
    olarak kullanılır.
  • Tekstil sanayinde pamuk, keten, kenevir, bambu gibi lifli bitkilerden yararlanılır.
  • Beslenme ve sanayide kullanılan yağlar bitki tohumlarından elde edilir.
  • Bitkiler ilaç ve kozmetik sanayinde hammadde olarak kullanılır.
  • Süngerler temizlik, ilaç ve kozmetik sanayinde kullanılır.
  • Mercanlardan ve midyelerden çeşitli süs eşyaları yapılmaktadır.
  • Toprak solucanları ekolojik tarımın en önemli unsurlarından biridir. Açtıkları tüneller
    ile toprağı havalandırır ve erozyonu azaltır. Toprağı inorganik madde ve oksijence
    zenginleştirir. Bu yüzden günümüzde ticari olarak önem kazanmıştır.
  • Sülükler tıpta tedavi amaçlı kullanılmaktadır.
  • Böcekler bitkilerin tozlaşmasını sağlayarak ekolojik dengenin devamlılığını sağlarlar.
  • Biyolojik mücadelede böceklerden faydalanılmaktadır.
  • Bazı böcek türleri; kozmetik, ilaç ve gıda sanayinde kullanılmaktadır.
  • Hayvanların, etleri, sütleri, yumurtaları, yağları besin olarak tüketilmektedir.
  • Doğadaki canlılar her zaman insanların ilgisini çekmiştir. Hayvanların özellikleri teknolojiye
    ilham kaynağı olmaktadır. Doğadaki canlılardan esinlenerek bazı teknolojiler geliştirilmiştir.

Hücre ve doku biyolojisi kültürü, moleküler biyoloji, mikrobiyoloji, genetik, fizyoloji ve
biyokimya gibi doğa bilimleri yanında mühendislik ve bilgisayar mühendisliğinden
yararlanarak, DNA teknolojisiyle bitki, hayvan ve mikroorganizmaları geliştirmek, doğal
olarak var olmayan veya ihtiyacımız kadar üretilemeyen yeni ve az bulunan maddeler
(ürünleri) elde etmek için kullanılan teknolojilerin tümüne biyoteknoloji denir.

Toprak, hava ve sudaki kirleticilerin giderilmesinde mikroorganizmaların kullanılmasına
biyoremediasyon denir.

Agar; bakteri
ve mantarların laboratuvarda
kültür ortamında
üretilmesinde kullanılır.

Algler, puding
ve mayonez gibi işlenmiş
gıdaların yoğunlaştırılmasında
kullanılır.

Birçok hastalığın
tedavisinde kullanılan penisilin
antibiyotiği, Bir küf mantarı
tarafından üretilmektedir.

İnsanların tarih boyunca deneme-yanılma ve gözlemleriyle elde ettikleri bitki kullanılış
amaçlarını inceleyen ve bitkilerden yararlanma bilgisini tespit eden bilim dalına
etnobotanik denir.

Biyolojik mücadelede bir çok canlı
grubundan (doğal düşman) faydalanılmaktadır.
Uğur böcekleri, yaprak bitlerinin en etkili
avcılarıdır. Bu yüzden yaprak biti mücadelesinde
uğur böceklerinden faydalanılır.

Bitki zararlılarının, doğadaki mevcut doğal düşmanları yardımıyla ekonomik zarar düzeyinin
altında tutulması işlemine biyolojik mücadele denir. Biyolojik mücadelede hedef, ilaçlı
mücadelede olduğu gibi zararlıları tümüyle yok etmek değildir.

Biyomimetik (biyotaklit) doğadaki modelleri inceleyen, sonra da bu tasarımları taklit ederek
veya bunlardan ilham alarak insanların problemlerine çözüm getirmeyi amaçlayan yeni
bilim dalıdır. Kısacası doğanın taklit edilmesine biyomimetik denir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.