Giyilebilir Sanat (Haute Couture) Nedir?

Giyilebilir Sanat (Haute Couture) Nedir?

Haute Couture yani giyilebilir sanat, kişinin ölçülerine uygun olarak özel sipariş ile sadece bir tane hazırlanan giysileri ifade eden Fransızca’dan gelen moda terimidir. Genellikle varlıklı kişiler için el işi olarak hazırlanan bu prestijli giysiler; müşteri merkezli moda tasarımı ürünleridir.

Endüstrileşme sonrasında, sanatçılar ve zanaatçılar arasında yaşanan mücadele, moda tasarımı alanında da görülmüştür. Sanayi Devrimi; el emeği ile ürettiklerini, dar bir çevreye yüksek fiyatlarla satabilen ve loncalarda örgütlenen nitelikli ve becerikli zanaatkarları, üretimin yanında tasarım, ekonomi, pazarlama bilen kişiler durumuna getirmiştir.

Giysi üretimine birçok yenilik getiren ilk moda tasarımcılarından Worth, Poiret ve Schiaparelli; kendilerini sanatçı olarak tanımlarken ve modayı sanatsal olarak yorumlarken, aslında moda tasarımı ve sanat arasında köprü kurmuşlardır. Moda tarzlarının bir terzi veya moda tasarımcısı tarafından belirlendiği bu dönemi “Fransız efsanesi” olarak nitelendiren Amerikalı modacı Elizabeth Hawes “ bütün şık kıyafetler Fransız moda evlerinde yapılır ve bütün kadınlar onları ister” diye eleştirir.

İkinci Dünya Savaşı sonrası Christian Dior tarafından oluşturulan “New Look” akımından sonra, koleksiyonlar kişisel isteklerden çok tasarımcının kendi vizyonuna göre hazırlanmaya başlamıştır. Sonrasında, 1960’lı yıllarda Pierre Cardin, André Courrèges ve Paco Rabanne gibi tasarımcılar Haute Couture düşüncesinin deneysel ve sanatsal moda olması yönünde çaba harcadılar.

Geçtiğimiz yüzyılda hazır giyim endüstrisi, kendi çağının modasını yaratma arayışları içerisinde postmodern dönem sanatsal arayışlarındaki Giyilebilir Sanat Hareketi’nden etkilenmiştir. Moda tasarımcılarının Giyilebilir Sanat Hareketi eserlerindeki tasarım detaylarının, moda giyim eğilimlerine yansıyarak hazır giyim sezon ürünlerini etkilediği görülmektedir.

Giyilebilir Sanat, Zanaat ve Moda

Giyilebilir Sanat (Artwear, Wearable Art, Art to Wear), Leventon tarafından her şeyden önce kullanılan malzeme ve yaşanan süreçlerde tekstil malzemesinin kullanıldığı bir sanat dalı olarak ve bir sanatçının ürettiği tekstillerden yine bir başka sanatçı tarafından yapılmış giysi olarak tanımlanmaktadır. Giyilebilir Sanat hareketi, birey-giysi ilişkisine odaklanırken giysinin yalnız bedenle değil ruhla da ilişkili olduğunu benimser. Giysiyi tasarlayan sanatçı, fikir, duygu, heyecan ve formun bileşimini eserlerine aktarırken; sanat eserini giyenler yaratıcılık sürecine yaşam ve canlılığı ekleyerek eseri tekrar yorumlamaktadırlar.

Giyilebilir Sanat; sanat, zanaat ve modanın kesişim noktasında yer alır, üçü ile yakın ilişki içinde olmakla birlikte tam olarak hiç birine ait değildir. 1970’li yılların Giyilebilir Sanat Hareketi’nin ardında Sanat ve Zanaat (Arts and Crafts) Hareketi, Art Nouveau, Jugendstil, The Vienna Secession, Bauhaus gibi sanat ve zanaatı birleştiren akım ve düşünce okulları bulunmaktadır. Sanayi Devrimi ile çok hızlı üretilen ve tüketilen ürünlerin, toplumda yarattığı olumsuz etkiye tepki olarak ortaya çıkan Sanat ve Zanaat Hareketi; estetiğin yanı sıra ekonomik ve politik mesajlar veren bir akım idi.

Aslında Sanat ve Zanaat Hareketi, fonksiyonel dekoratif sanatlar ile fonksiyonsuz güzel sanatlar arasındaki bitmeyen mücadeleyi başlatmış oldu. Estetik giysi ve artistik giysi kavramları da bu dönemde ortaya çıkmıştır.

1970’li yıllardan günümüze kadar giyilebilir sanat için, sanat ve moda arasındaki iletişim ve etkileşim devam etmektedir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir