Kelime Yazma ve Zihinsel Sözlükten Yararlanma

09.02.2022
Kelime Yazma ve Zihinsel Sözlükten Yararlanma

Okuma ve yazma becerileri gelişmiş bireylerin en önemli özelliklerinden biri okudukları ve yazdıkları kelimelere hâkim olmalarıdır.

Onlar bir taraftan yazar ve bir taraftan da yazdıkları kelimeleri kontrol ederler. Yazma ve kontrol etme becerisini  aynı anda kullanırlar. Bu becerilerin nasıl geliştirileceği ve öğretileceği konusunda çeşitli araştırmalar yapılmış ve modeller geliştirilmiştir.

Kelime yazma ve zihinsel sözlükten yararlanma sürecini açıklamaya yönelik bu modeller  kelimeyi tanımada  olduğu gibi kelime yazmayı da   iki yolla açıklamaktadırlar (Baccino ve  Colé,  1995; Mousty ve  Alegria,  1996).  Bu modellere göre yazma becerileri gelişmiş kişiler kelimeleri yazarken  iki yol kullanmaktadırlar.  Bunlara  ses yoluyla ve zihinsel sözlük  yoluyla yazma denilmektedir.

Ses Yoluyla  Yazma  

Ses yoluyla yazma,   kelimenin küçük birimleri olan sesleri tanıma,  harflerle  ilişkilendirme,  sesleri harflere çevirme, bu harfleri birleştirerek kelimeyi yazma yöntemine denilmektedir.  Bu yol okuma-yazma öğretiminin başındaki öğrenciler tarafından sık   kullanmaktadır. Ancak yazma becerileri gelişmiş öğrenciler de bu yola bazı durumlarda başvurmaktadırlar.

Genellikle  önceden sözlü olarak bilinen ancak zihinsel sözlüğe yazılı görüntüsü  kaydedilemeyen, çok az  kullanılan ya da ilk kez duyulan kelimelerin yazılması  için kullanılmaktadır. Bu kelimelerin yazımı ile ilgili  ayrıntılı bilgiler  zihinsel sözlükte olmadığı için zihinsel sözlükten yararlanma düzeyi düşük olmaktadır. Bunun yerine kelimenin sesleri harflerle karşılıklı ve sistemli olarak eşleştirilmekte,   sesler harflerle değiştirilerek yazılmaktadır. Bu sürecin gerçekleştirilmesinde  üç işlem uygulanmaktadır (Mousty ve Alegria,  1996).

Birinci aşamada duyulan  kelimelerin,   heceleri ve sesleri tek tek belirlenmektedir. İkinci aşamada heceler ve sesler,  harflerle ilişkilendirilmekte ya da eşleştirilmektedir.  Üçüncü aşamada ise seslerin karşılığı harfler tek tek yazılarak   kelime haline getirilmektedir. Böylece duyulan kelime yazıya aktarılmış olmaktadır. Bu süreç zihinde hızlı biçimde ve  birbirini izleyen işlemlerle   gerçekleştirilmektedir.  Ancak yazılacak hece veya kelimenin  uzunluğu işlem süresini etkilemektedir. Yani yazılacak  hece ve kelime uzun ise zihinde işlenmesi ve yazımı  daha fazla zaman almaktadır.

Okuma- yazma öğretiminin başındaki öğrencilerin  sık  başvurduğu bir yoldur. Kelime ögeleri yavaş yavaş birleştirilerek  yazıldığı için  yazma süreci ağır ve değerlidir. Bu süreçte,  yazılacak kelimenin sesleri tek tek incelenmekte,  sesler harflerle ilişkilendirilmekte, harflerle değiştirilmekte ve harfler birleştirilerek  kelime yazılmaktadır.  Kelimenin anlamı biliniyorsa anlamı  kontrol edilerek   yazma işlemi tamamlanmaktadır.

Zihinsel Sözlük Yoluyla Yazma

Yazma sürecinde,  zihinsel sözlüğe önceden kaydedilmiş   kelimelere   başvurulmakta,  ilgili bilgiler alınmakta  ve kelimenin yazımı gerçekleştirilmektedir.   Buna zihinsel sözlüğe  başvurma yolu  denilmektedir.  Yazmadan önce  bu yolla kelime zihinsel sözlükte doğrudan tanınmaktadır.

zihinsel sözlüğe önceden kaydedilmiş   kelimelere   başvurulmakta,  ilgili bilgiler alınmakta  ve kelimenin yazımı gerçekleştirilmektedir.

zihinsel sözlüğe önceden kaydedilmiş   kelimelere   başvurulmakta,  ilgili bilgiler alınmakta  ve kelimenin yazımı gerçekleştirilmektedir.

Kelimenin tanınması için zihinsel sözlüğe önceden  görüntüsünün kaydedilmiş olması gerekmektedir.  Zihinsel  sözlükte kelimenin yazım bilgileri,  ses bilgileri ve anlam bilgileri de bulunmaktadır.  Okuma-yazma öğretim sürecinin başında zihinsel sözlüğe önce  kelimenin görsel biçimleri kaydedilmektedir.  Giderek  anlam ve  yazımla ilgili diğer bilgiler yerleştirilmektedir (Peereman ve Content,  1997).  Bu işlem bilinçli bir şekilde yürütülmekte kelimeyle ilgili öğrenilen her yeni  bilginin  zihinsel sözlüğe yazılmasıyla sürdürülmektedir  (Segui,  2000).  Böylece zihinsel sözlük zenginleştirilmektedir.

Kuşkusuz zihinsel sözlük yoluna başvurarak  yazma işlemi sadece bilinen kelimeler için kullanılmaktadır. Önceden bilinmeyen kelimeler için ses yolu kullanılmaktadır.

Kelime yazmada bu ikili model,  çoğu araştırmacının ilgi odağı olmuştur.  Yapılan araştırmalarda kelimelerin önceden görülmesinin ve  tekrar sayısının etkisi üzerinde durulmuştur.  Hatta zihinsel sözlüğün harekete geçirilmesiyle de ilgilenilmiştir (Fayol,  Lété ve Gabriel,  1996).

Yeni Araştırmalar

Günümüzdeki yeni araştırmalar,  kelimelerin zihinsel sözlükte önceden kaydedilen bilgilerden bütün olarak tanınmadığı,  okuma ve yazma yoluyla zihnin harekete geçirilerek,  zihinsel sözlükteki bilgilerin birleştirilerek oluşturulduğu yönündedir.  Bu araştırmalara göre,  bir kelimeyi tanımak için zihinsel sözlüğe önceden kaydedilen ses-şekil gibi bilgilerin hareket geçirilmesi gerekmektedir.

Kelimenin sözlü olarak duyulması yada  seslendirilmesi zihinsel sözlükteki ses öğelerini  harekete geçirmekte ve ses öğeleri de yazım görüntülerine dönüşmektedir (Glaser,  1992). Bu yazım görüntüleri,  kelimenin bütün ayrıntılarını içermekte ve yazı yazmak için gerekli olmaktadır. Bunlar kullanılarak sözlü  kelimeler yazıya dönüştürülmektedir (Bonin,  Fayol ve  Gombert,  1997).  Bu harekete geçirme işlemi paralel biçimde olmakta ve kelimenin önceden ses ve yazım yönüyle bilinmesini gerektirmektedir. Bu işlemin sıklık derecesi artıkça, kelime tanıma ve yazma  işlemi kolaylaşmaktadır. Ya da düzenli olarak kelime ve ya diğer öğelerin yüksek sesle okunması ve yazılması  ile mümkün olmaktadır (Fayol,  1997,  s. 55-58).  Adams (1990),  Bosman ve Van Orden (1997) et Seidenberg ve McClelland (1989).

Okumada olduğu gibi,  yazmada da sık sık yazma alıştırmaları etkili olmaktadır.

Okumada olduğu gibi,  yazmada da sık sık yazma alıştırmaları etkili olmaktadır.

Okumada olduğu gibi,  yazmada da sık sık yazma alıştırmaları etkili olmaktadır (Bonin,  Fayol ve  Gombert, 1997 ). Önceden defalarca karşılaşılan  kelimeler,  ses ve yazım görüntülerinden yola çıkılarak olabildiğince hızlı yazılmaktadır.

Öğrencilerin kelime yazma becerilerini geliştirmek için sık sık yazma çalışmaları yaptırılmalıdır. Kelime yazma çalışmalarında önce basit ve kolay kelimelerden başlanmalı, giderek zor  ve uzun kelimelere geçilmelidir. Eğer öğrenci zorlanıyorsa harf ve hece yazmakla da işe  başlanabilir.   Örneğin aşağıdaki sıra izlenebilir.

  • Öğrenci duyduğu seslerle harfleri eşleştirebiliyor mu?
  • Duyduğu her sesin karşılığı olan harfi yazabiliyor mu?
  • Duyduğu heceyi yazabiliyor mu?
  • Heceleri birleştirerek kelimeyi yazabiliyor mu?
  • Duyduğu kelimeyi  yazabiliyor mu?

Bu etkinlikler öğrencinin durumuna göre çeşitlendirilebilir. Sürekli yazma çalışmalarıyla öğrencilerin kelimeleri kolayca yazmaları  ve akıcı yazma düzeyine geçmeleri sağlanmalıdır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.