Nükleik Asitler ve Nükleik Asit Çeşitleri

03.03.2021
Nükleik Asitler ve Nükleik Asit Çeşitleri

Canlılarda meydana gelen yaşamsal olaylar nükleik asitlerdeki bilgilerle kontrol edilir. Bu nedenle nükleik asitlere yönetici moleküller de denir. Nükleik asitlerin iki önemli görevi vardır; hücredeki metabolik faaliyetleri yönetmek ve kalıtımı sağlamak.

Nükleik asitler nükleotit denilen birimlerden oluşur. Bir nükleotit; bir tane azotlu organik baz, bir tane beş karbonlu şeker ve bir tane fosfattan oluşur.

Nükleik asitlerin yapısında bulunan azotlu organik bazlar beş çeşittir. Bunlar adenin, timin, urasil, sitozin ve guanin bazlarıdır. Azotlu organik bazlar yapısal olarak pürin ve pirimidin olmak üzere iki gruba ayrılır. Adenin ve Guanin bazları pürin gubuna, sitozin, timin ve urasil bazları pirimidin grubuna girer. Nükleotidler taşıdıkları azotlu organik baza göre adlandırılır. Yapısında adenin bulunuyorsa adenin nükleotidi, sitozin bulunuyorsa sitozin nükleotidi gibi.

Adenin, Guanin ve Sitozin bazları hem DNA’nın hem de RNA’nın, Timin bazı sadece DNA’nın, Urasil bazı ise sadece RNA’nın yapısında bulunur. Nükleik asitlerin yapısına katılan 5C’lu şeker iki çeşittir. Bunlar; Riboz ve deoksiriboz’dur. DNA ve RNA olmak üzere iki çeşit nükleik asit bulunur.

DNA (Deoksiribo Nükleik Asit)

DNA kalıtım materyalidir. Saç rengi, göz rengi gibi birçok özelliği belirleyen genetik bilgi DNA ile taşınır. Hücredeki tüm proteinlerin sentezi DNA’nın kontrolünde gerçekleşir.

DNA’nın pürin bazları adenin ve guanin; pirimidin bazları da sitozin ve timindir. Bu bazlardan adenin A, guanin G, sitozin S ya da C, timin ise T harfi ile gösterilir. DNA çift zincirli bir moleküldür. DNA’nın bir zincirindeki adenin daima diğer zincirdeki timinle, guanin ise diğer zincirdeki sitozinle eşleşerek aralarında zayıf hidrojen bağları kurulur. Dolayısıyla DNA’daki adenin sayısı timine, guanin sayısı sitozine eşittir. Buna göre DNA zincirlerinden birinin baz sırası bilinirse diğerinin de baz sırası kolayca bulunabilir.

Genetik bilginin yeni hücrelere aktarılması DNA molekülüyle sağlanır. Hücre bölünmesi sırasında DNA molekülleri eşlenir ve yavru hücrelere eşit olarak aktarılır. DNA molekülü tüm canlı hücrelerde ortak olarak bulunur ve aynı nükleotidlerden oluşur. Yani DNA molekülü tüm canlılarda adenin, guanin sitozin ve timin nükleotitlerinden oluşur. Canlıların farklı özelliklere sahip olmasının nedeni; bu dört çeşit nükleotitin farklı dizilimlerde olmasıdır.

DNA’nın iki temel görevi vardır:

  • DNA molekülü protein sentezini kontrol ederek hücredeki metabolik olayları yönetir.
  • DNA, hücre bölünmesi sırasında kendini eşleyerek canlıya ait kalıtsal özelliklerin yeni hücrelere aktarımını (kalıtımı) sağlar.

RNA (Ribonükleik asit)

RNA molekülü DNA’dan aldığı genetik bilgi ile protein sentezini gerçekleştirir. Yapısında riboz şekeri vardır. Tek zincirli bir moleküldür. RNA molekülü DNA gibi kendini eşleyemez ve onaramaz.

RNA molekülünde timin organik bazı bulunmaz, timin yerine urasil bazı vardır. RNA, prokaryot hücrelerde sitoplazma ve ribozomlarda; ökaryot hücrelerde çekirdek, çekirdekçik, sitoplazma, ribozom, mitokondri ve kloroplastlarda bulunur.

RNA molekülü üç çeşittir. Bunlar;

  • mRNA (mesajcı RNA),
  • rRNA (ribozomal RNA)
  • tRNA (taşıyıcı RNA)

Mesajcı RNA (mRNA)

Ökaryot hücrelerde DNA çekirdekte bulunur. Hücre bölünmesi haricinde hiçbir zaman çekirdek dışına çıkamaz. Protein sentezi sitoplazmada bulunan ribozomlarda gerçekleştiği için DNA’daki bilginin ribozomlara taşınması gerekir. mRNA protein sentezi için gerekli olan genetik bilgiyi DNA’dan alıp sitoplazmadaki ribozoma taşır.

Taşıyıcı RNA (tRNA)

tRNA’lar protein sentezi için gerekli olan amino asitleri sitoplazmadan alarak ribozoma taşır. tRNA tek zincirden oluşan bir moleküldür. Ancak kendi üzerinde katlanıp zayıf hidrojen bağı ile bağlanarak üç boyutlu özel bir şekil alır. Her bir tRNA molekülü kendine özgü bir amino asidi bağlayıp protein sentezine katılması için ribozoma taşır.

Ribozomal RNA (rRNA)

Ribozomal RNA, proteinlerle birlikte ribozomların yapısına katılır. Hücrede en fazla bulunan RNA çeşitidir. Ribozomal RNA’lar, çekirdekçikte sentezlenir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.