Travma Kavramı ve Psikolojik Travma

04.12.2020
Travma Kavramı ve Psikolojik Travma

Travma kelimesi eski Yunancada “yara” anlamına gelmektedir. Daha sonraları Latinceye geçmiş ve tıpta “bir darbe sonucu oluşan fiziksel ya da ruhsal yara” anlamında kullanılmıştır.

Psikoloji sözlüğünde de travma kelimesi, dışarıdan bir etkenin yol açtığı fiziksel veya ruhsal yara olarak tanımlanmıştır.

Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı gibi, tıpta travma kelimesi fiziksel ve psikolojik boyutta ele alınmaktadır. Fiziksel travma, ciddi yaralanma veya hastalık sonucunda bedende oluşan şok durumu ya da geçici veya kalıcı zedelenmeler olarak tanımlanmaktadır. Fiziksel travmadan farklı olarak, psikolojik travma savaş, cinsel saldırı ve doğal afetler gibi yıkıcı yaşam olaylarına maruz kalma olarak tanımlanmaktadır. Travmatik stres etkenleri aynı anda hem fiziksel hem de psikolojik ögeler içerebilir.

Savaşta yaralanarak travmatik beyin hasarı almasının yanı sıra psikolojik şok yaşayan bir askerin durumu buna örnek olabilir.

Travmatik stres kaynakları doğrudan bir fiziksel hasar içermese bile psikolojik etkilerinden dolayı kurbanın bedeninde sağlık açısından çeşitli etkileri olduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, etkilenen organ ve sistemler açısından travmanın daha iyi anlaşılması ve ayırt edilebilmesi için travmalar üç gruba ayrılmıştır;

  • Fiziksel travmalar: Kafa travması, organ travması, yumuşak doku travması, kırıklar, çıkıklar vb. gibi
  • Psikolojik (Ruhsal) travmalar: Akut stres bozukluğu, travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete durumları, depresif durumlar vb.
  • Kombine travmalar (Fiziksel – Psikolojik): Burada hem fiziksel travmalar hem de psikolojik travmalar birlikte bulunur. Yaşanan bir travma diğerini tetikler. Bu yönüyle kendi içinde iki alt grupta incelenebilir: A) Fizik-Psikolojik Travmalar; bu durumda kişi fiziksel bir travma yaşar bu bunun sonucunda psikolojik bir travma tetiklenir. Örneğin, bir iş kazasında bir uzvunu kaybeden kişinin kendine olan güvenini kaybedip depresyona girmesi gibi, B) Psikolojik-Fizik Travmalar; bu türde ise örneğin, kişi yaşadığı ruhsal travma neticesinde kalp krizi geçirebilir ya da kendine fiziksel zarar vereceği davranışlarda bulunabilir.

Travmatik olaylar beklenmedik bir anda vurur ve her günkü olağan deneyimleri altüst eder. “Benim başıma asla böyle bir şey gelmez.” şeklindeki inancı aniden sarsar. Felaket ya da kriz sonrasında, insanlar yanlış zamanda yanlış yerde bulunduklarına inanırlar.

Afetler, krizler ve travmalar insan yaşamında unutulmaz izler bırakan, geri dönülmez değişimler yaratan yaşam olaylarıdır.

Travmadan etkilenenler yalnızca afetlerden kurtulan insanlar değildir; onların akrabaları, olaya tanık olanlar ve acil durum çalışanları da travmadan etkilenirler. Kişi travmadan bir kere etkilendi mi, artık onun için hayatının eskisi gibi olacağına inanmak ciddi anlamda zordur. Travmatik olaylara gösterilen belirli tepkilerin neden ortaya çıktığı kesin olmamakla birlikte bunların en azından üç önemli değişken tarafından etkilendiği belirlenmiştir.

Bu faktörler;

  • Olayın travmatik doğası,
  • Olaya dâhil olan bireyin karakteri, kişiliği ve onların hayatında o anda olup biten başka durumların etkisi,
  • Bireyin hazır olma durumu ve olayın öncesinde, esnasında ve sonrasında bireye verilen destektir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.