Travma Nedeni Olarak Krizler ve Afetler

04.12.2020
Travma Nedeni Olarak Krizler ve Afetler

Afetler, krizler ve travmalar insan yaşamında unutulmaz izler bırakan, geri dönülmez değişimler yaratan yaşam olaylarıdır. Ruh sağlığı bağlamında ise afet, travma ve kriz kavramları her ne kadar iç içeymiş gibi görünseler de aralarında bazı farklılıkları barındırmaktadırlar.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) yayınladığı “Açıklamalı Afet Yönetimi Terimleri Sözlüğü”nde krizi; “Normal düzeni bozan, toplum için olumsuz sonuçlar doğurma olasılığı bulunan fiziksel, sosyal ekonomik ve politik olayların ortaya çıkması hâli” olarak tanımlamıştır.

30.09.1996 tarih ve 96/8716 nolu Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi Yönetmeliği’nde ise kriz hâli;

“Devletin ve milletin bölünmez bütünlüğü ile milli hedef ve menfaatlerine yönelik hasmane tutum ve davranışların, anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya hak ve hürriyetlerini ortadan kaldırmaya yönelik şiddet hareketlerinin, tabi afetlerin, tehlikeli ve salgın hastalıkların, büyük yangınların, radyasyon ve hava kirliliği gibi önemli nitelikteki kimyasal ve teknolojik olayların, ağır ekonomik bunalımların ve iltica ve büyük nüfus hareketlerinin ayrı ayrı veya birlikte vuku bulduğu hâller” olarak ifade edilmiştir.

Yukarıdaki tanımlara bakıldığında her ikisi de kriz tanımını işe vuruk olarak toplumsal bir bakış açısından ele aldığı görülmektedir. Oysa kriz durumu bireyi veya küçük grupları (aile, şirket, okul, kurum vb.) da etkileyen durumlar için de kullanılan bir terimdir.

 

Kriz durumu arzulanan ya da beklenen bir durum değildir. Kriz kelimesi, hiç beklenmeyen zamanlarda ve durumlarda aniden ortaya çıkan ve olumsuz sonuçlar doğuran durumları ifade etmek için kullanılır. Genel tanımlar böyle iken, yine de bireysel açıdan bazı kriz durumlarının (örneğin; gelişim sürecinde yer alan ve uyum gerektiren bazı durumlar, vb.) yaşanacağı önceden kestirilebilir. Kriz durumu, kurumlar ve bireyler açısından kendi üzerlerindeki etkileri çerçevesinde ele alınmaktadır.

Bireysel açıdan yaşanan kriz durumlarının ayırt edici özellikleri belli bir krizin ortaya çıkması, öznel stres durumunun yaşanması, her zaman kullanılan baş etme yollarının işe yaramaması ve duygusal ve davranışsal sorunların yaşanması olarak sıralanabilir. Krizler yaşandıkları durumlara göre farklılaşır.

Temel kriz türleri şu şekilde sınıflandırılabilir:

Gelişimsel krizler (örneğin, Erikson’un kişilik gelişim kuramındaki gelişim dönemleri arasındaki geçişler); Uyum süreci gerektirecek krizler (okula başlama, başka bir okula geçiş, yeni bir kardeşin doğması vb.);

Durumsal krizler (belli problemlerden kaynaklanan); Varoluşsal krizler (amaçsızlık, yaşama anlam verememe vb.); Travmatik stres (travmatik bir olaya dayalı yaşanan duygusal durum) gibi.

Afet ise AFAD [10] tarafından, toplumun tamamı veya belli kesimleri için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplar doğuran, normal hayatı ve insan faaliyetlerini durduran veya kesintiye uğratan, etkilenen toplumun baş etme kapasitesinin yeterli olmadığı doğa, teknoloji veya insan kaynaklı olay olarak tanımlanmıştır.

Afet olayları, belirli bir coğrafyada aniden ortaya çıkan, hem bireysel hem de kolektif stres yaratan, önemli kayıplara yol açan, toplumun yaşantısını sekteye uğratan doğal ya da insan kaynaklı olaylardır. Bu ve benzeri tanımlar dikkate alındığında afetlerin geniş kitleleri etkileyen bir yıkıma neden olduğu ve sadece doğal yolla değil, insan ürünü olarak da afetlerin ortaya çıkabildiği görülmektedir. Bununla birlikte bir olayın afet olarak nitelendirilmesi temelde olayın kendisiyle ilgili değil, olayın ortaya çıkardığı sonuçlarla ilgilidir.

Örneğin; Türkiye’de 5,5-6 şiddetindeki depremler önemli bir afete dönüşürken, Japonya’da 7,5-8 şiddetindeki depremler bile ciddi kayıplar olmadan atlatılabiliyor. Depremi, sel baskınlarını, tsunamileri vb. önlemek belki mümkün olmayabilir, ancak bunların birer afete dönüşmesini önlemek yönünde tedbirler alınabilir. Böylece yaşanan olayların birer afete dönüşmesi önlenebilir.

Toparlayacak olursak, afet kavramı büyük boyutlarda ortaya çıkan ve bir topluluğu etkileyen durumları tanımlarken, kriz daha çok bireyleri ya da nispeten küçük grupları etkileyen durumları ifade eder. Afetler bir kriz durumunun yaşanmasına neden olabilirken, kriz her zaman afetle sonuçlanmayabilir.

Krizler; küçük ya da büyük, beklendik (gelişimsel krizler gibi) ya da öngörülemeyen (terör saldırıları, yangın vb. gibi) durumlar karşısında insanların baş etme becerilerinin yetersiz kalması sorucu yaşadıkları korku, gerilim, şaşkınlık, kafa karışıklığı ve hatta kontrol kaybı duygusunun yaşanmasıyla ortaya konan tepkilerdir. Ancak her travmatik olay bir kriz yaşanmasına neden olmayabilir.

İnsanların travmatik olaylar karşısında verdikleri tepkiler farklılaşmaktadır. Bazı insanlar bu olaylardan fazla etkilenmeden ve başkalarının yardımına gerek duymadan yaşantılarının üstesinden gelebilirken, bazı insanlar ciddi anlamda etkilenip uzman yardımına ihtiyaç duyabilmektedir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.