Travma Sonrası Gözlenen Stres Tepkileri

04.12.2020
Travma Sonrası Gözlenen Stres Tepkileri

Travma sonrasında insanlarda gözlenen tepkiler çok çeşitlidir. Bunları dar bir kalıba sığdırmak mümkün değildir. Ancak tepkiler çeşitli özellikleri yönüyle sınıflandırılabilir. Yine insanların gösterdikleri tepkilerin yoğunluğu ve süresi de kişiden kişiye oldukça farklılık göstermektedir. Bazı insanlar birkaç gün böyle tepkiler sergileyip sonrasında alışıldık durumuna geri dönerken, bazı insanlarda bu etkileri aylar hatta yıllar sonrasında bile gözlemlemek mümkündür. Buna örnek olacak bazı tepkiler şunlardır:

Travma Sonrası Sık Gözlenen Tepkiler

Travma Sonrası Sık Gözlenen Tepkiler

Bu tepkilerin hepsi elbette bir mağdurda (kurbanda) görülmeyebilir. Ancak bunların pek çoğu, farklı kombinasyonlarla farklı mağdurlarda gözlenebilmektedir. Yine yaşanan olayın türü ve niteliği (doğal ya da insan ürünü olması, bir kaza ya da saldırı vb. tarzında olması, gibi) de bu tepkilerin yoğunluğu ve niteliği üzerinde etkilidir.

Bireylerde travmatik yaşantılardan sonra gözlenen tepkilerin niteliği olayın ardından geçen süreye göre de değişmektedir. Buna göre, gözlenen bu farklılaşmalar dört ayrı dönem olarak ele alınmaktadır [5]: Birinci dönem afetin hemen ardından ortaya konan tepkilerdir. Bu tepkiler genel bir şok hâlini yansıtır. Kişide bir tür ne olduğunu anlayamama, olayların gerçek dışı, bir rüya/kabus gibi hissedilmesi, duygusal tepki verememe vb. gibi tepkiler yoğundur. İkinci dönem bireyin şok etkisinden sıyrılıp, bir anlamda, yaşanan travmayla yüz yüze geldiği evredir. Bu dönemde tepkiler daha nettir. Kişi neler yaşandığının, yaşanan olayın anlamının ve kendi duygularının farkına varmaya başlar. Bu evrede sergilenen tepkiler kişi için rahatsız edici, korkutucu olabilir. Bu evrede, travma yaşayan bireylere bu tepkilerin normal olmayan bir olaya karşı gösterilen normal tepkiler olduğu ifade edilmelidir. Üçüncü dönem travma yaşayan bireylerin yaşanan olayları işlemesi, yaşanan duygusal, davranışsal ve düşünsel tepkilerin gözden geçirilerek anlamlandırılması sürecidir. Bu evre kişinin normal yaşamına geri dönebilmesi için önemli ve gerekli bir süreçtir. Dördüncü dönemde ise bireylerin travmaya dönük tepkilerinde azalmalar olur ve kişi artık kendi geleceğine dönük planlar yapmaya başlar. Elbette bu süreç travma yaşayan bireyler için hiçte kolay değildir ve süreci tamamlamaları uzunca bir zamana ihtiyaçları vardır. Süreç içerisinde kişiler gerilemeler ya da direnmeler gösterebilir.

Psikolojik Şok Dönemi (İlk 24 Saat ya da daha fazla)

Fizyolojik uyarılma, algıda hassasiyet, mantıklı düşünememe ve karar verememe, hafıza ve dikkati yoğunlaştırma güçlükleri, her şeyin gerçek dışı görünmesi (dissosiyasyon), duyguların küntleşmesi / taşlaşmak, acı hissetmeme, şok ender olarak panik ya da donma kalma reaksiyonları.

Tepki Dönemi (Yaklaşık 2-6 gün sonra)

Duygusal karmaşa: Kaygı, korku, öfke, sinirlilik, umutsuzluk, çaresizlik, üzgünlük, suçluluk, utanç, suçlama, güvensizlik, kendini yalnız ve gerçek hayattan kopuk hissetme. Bedensel/Fizyolojik tepkiler: Titreme, bulantı, kardiyak sorunlar (çarpıntı gibi), adale ağrıları, baş dönmesi, yorgunluk, yerinde duramama. Uyku sorunları, iştah değişimleri, afet durumunu hatırlatan uyaranlardan kaçınma, afet ile ilgili tekrar eden düşünceler ve hayaller (flashback), korkutucu, dehşet verici rüyalar ve kâbuslar.

İşleme ve Olanları Düşünme (Üzerinden Geçme) Dönemi

Afetzede artık afet ile ilgili konuşmak istemez. Kaybettikleri için yas tutar. İşlemleme içsel olarak devam eder. Üzüntü, özlem gibi güçlü duygular yaşayabilir. Hafıza ve dikkat sorunları ortaya çıkabilir. Kişilerarası ilişkilerde sorunlar, sinirlilik ve çatışmalar, dış kaynaklara/kişilere öfke patlamaları yaşayabilir. Yanız bırakılmak ister, psikolojik olarak ortamda değildir.

İyileşme / Yeniden Oryantasyon Dönemi

Afetzede olanları kabul etmeye başlar. Tepkilerin şiddeti azalır. Afetzede günlük hayata ilgi göstermeye başlar. Gelecekle ilgili planlar yapar. Duygusal olarak kendini daha iyi hisseder. Afet/travma olayı yaşamının, anılarının bir parçası hâline gelir, ancak zihnini tamamen meşgul etmez.

Bireylerin travma yaşantılarını ve ortaya koyacakları tepkilerin niteliğini etkileyen etmenler üç grupta ele alınabilir. Bunlar [3]:

Travmatik Olayla İlgili Faktörler

  • Travmatik olayı doğrudan yaşamak
  • Travmatik olayın şiddeti, yaşamı tehdit etmesi, kayıpların yoğunluğu
  • Travmatik olayın süreğen olması
  • Travmatik olayın nedeni: İnsan kaynaklı olaylar daha olumsuz etki bırakmakta
  • Travmatize olmuş bir toplum içinde yaşamak
  • Akut ya da süreğen ikincil streslere maruz kalmak
  • Basın yayın aracılığıyla travmatik görüntülere maruz kalmak

Kişisel Özellikler ile İlgili Faktörler

  • Kadın-erkek
  • Bekâr, dul, boşanmış olmak
  • Çocukluk veya yaşlılık
  • Yoksulluk, düşük eğitim ve sosyoekonomik düzey
  • Genetik yatkınlık ve kuşaklararası aktarım
  • Kişilerin kendisinde veya ailesinde, geçmişte ya da hâlen var olan psikolojik ve psikiyatrik sorunlar

Çevresel Faktörler

  • Tıbbi, psikolojik ve sosyal yardım kuruluşlarından yeterince yararlanamama
  • Sosyal kaynakların ve desteğin yetersizliği
  • Ülkenin ekonomik durumu
  • Ülke içinde göç edilen bir bölgede ya da başka bir ülkede göçmen olarak yaşamak

Travmadan etkilenmeyi ve travma sonrası tepkileri belirleyen pek çok değişken tespit edilmiştir. Örneğin, kadınlarla erkekler travmadan benzer şekilde etkilenseler de ortaya koydukları tepkiler nispeten farklılaşmaktadır. Kadınlar depresyon ve anksiyete (kaygı) belirtileri daha fazla gösterirken, erkeklerde sinirlilik, öfke patlamaları, sigara, alkol ve madde kullanımında artışlar vb. kendini daha fazla göstermektedir.

Bir diğer örnek olarak, daha tecrübeli oldukları ve baş etme becerilerine daha fazla sahip olduklarını vurgulayarak yaşlıların normal yetişkinlere göre travmalardan daha az etkileneceğini savunanlar olduğu gibi, daha fazla desteğe ve bakıma ihtiyaçları olduğu için yaşlıların daha olumsuz etkileneceğini savunanların bulunmasıdır.

Tüm bunların içerisinde tartışmasız olarak çocukların ve ergenlerin en önemli risk grubunu oluşturduğu bir gerçektir. Bu nedenle bu yaş gruplarının travma sonrası strese karşı gösterdikleri tepkilerini ayrıca incelemek daha doğru olacaktır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.