Üriner Sistem Hastalıkları ve Özellikleri

08.02.2022
Üriner Sistem Hastalıkları ve Özellikleri

Üriner Sistem İle İlgili Genel Belirtiler

Kostolomber Ağrı

Taşların üreterlere hareket etmesi ile şiddetli ağrıların oluşmasıdır. Ağrı sırasında bulantı, kusma ve hematüri olabilir.

Disüri

İdrar yapma sırasında ya da sonunda üretra ucunda yakıcı ağrı olmasıdır.

Pollaküri

Sık idrara çıkmadır. Konjestif kalp yetmezlilerinde, diabetes mellitusta, kronik böbrek yetmezliğinde görülür.

Noktüri

Geceleri uykudan şiddetli idrar yapma isteğiyle uyanma, gece boyunca tekrar etmesidir.

Poliüri

İdrar miktarının 1-1,5 litre civarında artmasıdır.

Oligüri

İdrar miktarının 24 saatte 400 ml’den az olmasıdır. Nefrotik sendrom, akut böbrek yetmezliği, konjestif kalp yetmezliğinde görülür.

 Anüri

İdrarın 24 saatte 100 ml’den az olması ya da hiç olmamasıdır. Kronik böbrek yetmezliğinde görülür.

 Ödem

Ekstraselüler sıvının artması sonucu, bu sıvının cilt altı bağ dokusunda birikmesi ile doku ve organların şişmesidir. Konjestif kalp yetmezliği, nefrotik sendrom, siroz, açlık ve alerjik ödemler, tromboflebit gibi hastalıklarda görülür.

Anazarka tarzı ödem ayak sırtı, bacak, yüz, karın cildi, dış genital organlarda; bufissür tarzı ödem göz kapaklarında görülür. Kalp yetmezliğinde ödem sert ve siyanozludur.

Üriner Sistem İle İlgili Genel Tanı Yöntemleri

İdrar Tetkikleri

İdrar Rengi: Ürokromdan dolayı normalde berrak, açık sarıdır. Kırmızı renk kan, rifampisin kullananlarda; turuncu (koyu sarı) renk konsantre idrar ve sarılıkta; sarı renk B kompleks vitaminleri tedavisinde; yeşil-mavi renk Psödömanas enfeksiyonlarında, metilen mavisi ve tetrasiklin kullananlarda; mavi-siyah renk İM demir tedavisi alanlarda ve methemoglobinüride; koyu kahverengi (kola rengi) renk bilirübinüride, beklemiş idrarda ve hematüride; bulanık renk bakteriüri, piyüri, idrarda silindirler olması durumunda; ve soluk renk poliüri ve kronik böbrek yetmezliğinde görülür.

İdrar Dansitesi: Böbreklerin idrarı konsantre etme ve seyreltme yeteneğini gösterir. Normal değer 1015-1025’tir.

İdrar Miktarı: Normal insanda günlük idrar miktarı 1-1,5 litre kadardır.

 Koku: Taze idrar hafif amonyak kokar. Beklemiş idrar ya da E. coli enfeksiyonunda balık gibi kokar.

 İdrar pH’sı: Normalde 4,5-8 arasındadır. Bu değerlerin üzerinde olması bakteriüriyi ya da bikarbonatüriyi düşündürür.

 İdrar Glikozu: Normalde negatiftir. İdrarda glikoz olmaması gerekir. Varlığı tübüler hasarın ve kanda glikoz artışının göstergesidir.

 İdrarda Keton: Normalde negatiftir. Varlığı ketonemiye işaret eder. Uzamış açlık ya da diyabetik ketoasidozda artar.

 İdrarda Bilirübin Pozitifliği: Normalde negatiftir. Tıkanma sarılığında negatif, diğer sarılıklarda idrarda pozitiftir.

 İdrarda Protein-Albümin: Yirmi dört saatlik idrarda bakılır. Günlük, 150 mg’dır. Gebelikte bu oran artar.

İdrarda Kan (Hematüri): Mikroskopta eritrositler görülür.

 İdrarda Mikroskobik İnceleme (Sediment): Silindirlerin varlığı, renal hasar (böbrek hasarı) hakkında önemli bilgi verir.

Biyokimyasal İncelemeler

 Glomerüler Filtrasyon Hızı (GFR): Böbrek fonksiyonlarını değerlendirmede önemli bir yöntemdir. Normal bir insanda GFR 125 ml/1.75 m2 vücut alanıdır. Kreatin klirensi tespitinde kullanılır.

 Üre (BUN=Kan Üre Azotu): Normal kanda 25-35 mg/100 ml’dir. Karaciğer tarafından protein metabolizması sonucunda ortaya çıkan amonyaktan sentezlenen bir maddedir.

Kreatinin: Artık maddedir. Böbreklerden atılır. Kas metabolizması sonucu ortaya çıkan bir üründür. Ağır egzersiz, travma ya da oral kreatin kullanan sporcularda değer artar. Kandaki değeri 0.7-1.5 mg/100 ml’dir.

Radyolojik Tetkikler

  • Yatarak direkt karın grafisi (direkt üriner sistem grafisi=DÜSG)
  • İntravenöz piyelografi (İVP)
  • Ultrasonografi (USG)
  • Bilgisayarlı tomografi (BT)
  • Manyetik rezonans görüntüleme (MR, MRG)
  • Renal anjiyografi
  • Nükleer sintigrafik değerlendirme
Bilgisayarlı Tomografi BT

Bilgisayarlı Tomografi BT

Patolojik Tetkikler

 Böbrek, mesane ve prostat biyopsileri yapılarak patolojik değişiklikler belirlenir.

Böbrek Hastalıkları

Anatomik Bozukluklar

Polikistik Böbrek: Böbreklerde çok sayıda kist bulunması halidir. Kistler iyi huyludur. Kistlerin çokluğu, böbrek dokusunda basınç oluşturur, sonucunda böbrek fonksiyonları bozulur yetmezlik ortaya çıkar. Hastalık otozomal geçiş gösterir. Çocuklarda (erken çocukluk döneminde görülür, prognozu kötüdür) ve yetişkinlerde (30-40’lı yaşlarda) görülür. Uzun süre (30-40’lı yaşlarda) belirti vermeden seyreder. Bel ağrısı, karında dolgunluk ve basınç, kistlerin yırtılmasıyla hematüri, ateş, titreme ve enfeksiyon, proteinüri, poliüri, hipertansiyon, anemi, yorgunluk, halsizlik görülür. BUN yüksektir. Tanı DÜSG, BT, USG ile konur. Böbrek yetmezliğine aday olan bu hastalarda, tedavinin amacı yetmezliği engellemek, geciktirmektir. Koruyucu tedavide düşük proteinli diyet verilir, sıvı miktarı ayarlanır. Hipertansiyon yönünden takip edilir. Kistler nedeniyle kanama varsa nefrektomi (böbreğin cerrahi yolla çıkarılması) yapılır. Hemodiyaliz, uygun doku bulunduğunda böbrek nakli (renal transplantasyon) yapılır. Diyaliz ve nakil yapılmazsa hastalar 10 yıl içinde kaybedilir.

Renal Agenesis: Böbreğin yokluğu anlamındadır. Tek taraflı ya da çift taraflı olabilir. Eğer çift taraflı ise bebeğin hayatta kalma şansı yoktur. En geç birkaç gün içinde kaybedilir (5000 doğumda bir). Hastanın başka anomalileri için yapılan tetkikler sonucunda tesadüfen tespit edilir. Tedavi anomalilere yönelik yapılır.

Akut Glomerülonefrit

Genellikle çocuklarda, gençlik çağında ve 50 yaş üzerinde görülür. Hastalık A grubu beta hemolitik streptokokların neden olduğu boğaz enfeksiyonundan sonra ortaya çıkar. Lupus eritomatozis, damarsal enfeksiyonlar, hipertansiyon, diabetes mellitus gibi durumlar neden olabilir. Organizma streptokok enfeksiyonu ile karşılaşınca, bu streptokokların salgıladığı toksine karşı antikor oluşturur. Antikorlar antijenler ile birleşince immün kompleks oluşur. Glomerüler yumakta bozulma olur. Filtrasyon sıvısı tübüllere geçer.

Streptokok enfeksiyonunun 10. gününde gizli gelişmiş böbrek hasarı belirtileri ortaya çıkar. En önemli bulgusu proteinüridir. Hematüri, hipertansiyon, anemi, oligüri, baş ağrısı ve ödem (bufissür, yüzde, ellerde ve bacaklarda parmakla basınca çukurlaşma olur) görülür. Laboratuar bulguları olarak glomerüler filtrasyon hızı azalır, idrar dansitesi, ASO, CRP, sedimantasyon, BUN ve kreatinin yükselir. Kesin tanı böbrek biyopsisi ile konur.

Komplikasyonları, hipertansif ensefapati, konjestif kalp yetmezliği, pulmoner ödemdir.

Tedavi belirtilere göre hastaneye yatırılarak yapılır. Antibiyotik tedavisi, tuzdan kısıtlı diyet, ödeme karşı diüretikler verilir. İdrar miktarı takip edilir. Protein azaltılır. Hastada tam iyileşme %90 kadardır. Hastalık % 5-8 oranında kronikleşebilir. Ölüm oranı %1,2’dir.

Kronik Glomerülonefrit

 Akut glomerülonefrit sonrası gelişebilir. Akut öykü olmadan da gelişebilir.

Böbreklerde yavaş artan skleroz vardır. Bu sklerotik oluşumlar, böbrek fonksiyonlarını bozar. Böbrek küçülür. Glomerüller sertleşir. Tübüller atrofiye uğrar. Böbrek arterleri kalınlaşır ve böbrek yetmezliğine varan glomerüler hasar oluşur.

İlk gösterge ciddi burun kanamasıdır. Hipertansiyon, retina kanaması, geceleri ayakta şişme, kilo kaybı, noktüri, huzursuzluk, baş ağrısı, bulantı ve kusma olur, BUN ve kreatinin yükselir. İlerleyen durumlarda; halsizlik, zayıflık, ödem, ciltte gri-sarı renk değişikliği, kalp yetmezliği görülür.

 Tanı için idrar analizleri, kan biyokimyası tetkikleri yapılır. BUN, kreatinin, ürik asit yüksektir. Kalsiyum düzeyi düşer. Göğüs grafisinde pulmoner ödem, kalp yetmezliği bulguları görülür. Böbrek biyopsisi yapılır.

 Hipertansiyon ve ödeme yönelik tedavide antihipertansif ilaçlar, sıvı ve tuz kısıtlaması uygulanır. Kilo artışı kontrol edilir. Sıvı yüklenmesine karşı diüretikler verilir. Hasta protein ve tuzdan fakir, karbonhidrattan zengin beslenir. Hasta hemodiyaliz ve periton diyalizine alınır. Böbrek transplantasyonu kesin tedavi sağlar.

Nefrotik Sendrom

Yirmi dört saatte 3 gram üzerinde proteinüri ile hipoalbüminemi, ödem, hiperlipidemi, lipidürinin eşlik ettiği glomerüllerin hastalığıdır.

Belirti ve bulguları ödem (bacaklarda şişme), halsizlik, yorgunluk, anemi, ishal, kilo alımı (su tutulmasından dolayı 15-20 kg alınır), ciltte beyaza yakın açık sarı renkte renk değişikliği, proteinüri, hipoalbünemidir.

Tanı için idrar tetkiki (proteinin 3 gr’dan fazla olması tanıyı güçlendirir), biyokimya tetkikleri (BUN ve kreatin artmıştır) yapılır. Kesin tanı böbrek biyopsisi ile konur.

 Komplikasyonları enfeksiyonlar ve akut böbrek yetmezliğidir.

Tedavide ödemi azaltmak için diüretikler verilir. Hastanın diyeti yüksek proteinli, tuz kısıtlı ve potasyumdan serbest olarak düzenlenir.

Böbrek Taşları

İdrarda çözülmeyerek ve idrar ile atılamayan kristallerin birikmesi ve bir araya gelmesi sonucunda oluşur. Nedeni beslenme alışkanlığı, yeterli sıvı alımının olmayışı, sıcak iklim ve terlemenin fazla olması, genetik yatkınlık, bazı ilaçlar (D vitamini), uzun süre hareketsiz kalmadır. Erkeklerde sıktır, 20-50 yaşlarında görülür.

En çok görülen böbrek taşları; kalsiyum oksalat ve kalsiyum fosfat taşlarıdır. Taşlar üriner sistemde böbrekler dışında üreterler, mesane ve üretrada da bulunabilir ve genel olarak ürolityazis olarak adlandırılır.

Ağrı en sık rastlanan belirtidir. Aniden başlar, yarım saat içinde artar ve bir iki saat aynı şiddette devam eder, sonra hızla geçer. Kuşak şeklinde ağrıdır. Bele ve sırta doğru yayılır. Taşın üreterleri tıkaması ile ağrı şiddetlenir. Bulantı ve kusma ağrıya eşlik eder. Enfeksiyon gelişmişse yanma olur, ateş, piyüri görülür. Taşın idrar yollarını tıkaması ile idrar kesilir, anüri olur. Tıkanıklığın giderilmesi gerekir.

Tanı anamnez, fizik muayene, IVP, USG ve BT ile konur.

Çoğu böbrek taşı kendiliğinden düşer. Çapı 4 mm altındaki taşlar, genellikle kendiliğinden düşer. Çapı 6 mm’den büyük taşlara müdahale etmek gerekir. Tedavide taşların kendiliğinden veya sıvı yüklenerek düşmesi sağlanır. Taşlar büyükse, şok dalgası ile kırılarak düşürülmesi sağlanır (ESWL). Kırılamıyorsa ya da çok büyükse cerrahi olarak taş çıkarılır. Böbrek taşının kimyasal analizi ile diyet veya ilaç verilir. Günde 2 litre sıvı alınması, hayvansal proteinlerin azaltılması, tuz kısıtlanması, lifli besinlerin alınması önerilir.

Böbrek Tümörleri

Böbrek parankiminde gelişen benign ya da malign tümörlerdir. En önemli olanlar malign tümörlerdir. Malign tümörlerin en sık görülenleri; 40-70 yaş erkeklerde daha sık görülen böbrek adenokarsinomları, genelde çocuklarda görülen nefroblastom (Wilms tümörü), sarkomlar ve metastatik böbrek tümörleridir.

Etiyolojisinde genetik faktörler, çevresel faktörler, beslenme alışkanlıkları, sigara kullanımı, petrokimya ürünleri ile temas, radyoaktiviteye maruz kalma ve bazı virüslerin tümör oluşumundaki etkisi yer alır.

Belirti ve bulguları hematüri, lomber ağrı, kitle, varikosel, halsizlik, kilo kaybı, anemi, ateştir.

Tedavi tümörlü böbreğin çıkarılması, kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ile olur.

Tedavi tümörlü böbreğin çıkarılması, kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ile olur.

Tedavi tümörlü böbreğin çıkarılması, kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi ile olur.

Mesane Hastalıkları

Sistit

Mesanenin iltihaplanmasına denir. Bakteriyel enfeksiyonlar sonucunda meydana gelir. Hamilelik, doğum, cinsel ilişki, nörolojik problemler, taş gibi yabancı cisimler, yeterli sıvı olmayışı, idrar yollarına girişimler, mesanenin enfeksiyon ajanlarına karşı zayıf olması, alkol, sigara, diyabet, lösemi ve bazı ilaçlar enfeksiyon oluşumuna katkıda bulunur.

Belirti ve bulguları; sık sık idrara çıkma (az az yapılır), acil idrara çıkma hissi, idrar yaparken yanma ve ağrı hissi, hematüri (idrardan sonra 1-2 damla kan görülmesi), geceleri idrara çıkma, karnın alt kısmında ağrı ve rahatsızlık hissi, ateş ve titremedir (iltihabın böbreğe de yayıldığını gösterir).

 Tanı tam idrar tetkiki ve idrar kültürü ile konur. İdrar mikroskopisinde bakteriüri görülebilir.

Tedavide hastanın istirahatı sağlanır. Antibiyograma göre antibiyotik tedavisi başlanır. Ağrı ve ateşe yönelik ilaçlar verilir. Bol sıvı alması sağlanır. Ayak ve göbek altına sıcak uygulama yakınmaları rahatlatır, hijyene dikkat edilir.

Mesane Tümörleri

Genellikle 60 yaşından sonraki erkeklerde görülür. Genetik faktörler, kimyasal maddeler, sigara, kronik iltihaplar, tahrişler neden olur. Hematüri, disüri, anemi, zayıflama, halsizlik, bulantı ve kusma olur. Tanı tam idrar ve tam kan tetkikleri, biyokimya tetkikleri, DÜSG, USG ve BT ile konur. Tedavide tümör cerrahi olarak çıkarılır. Kemoterapi, radyoterapi uygulanır.

Prostat Hastalıkları

Prostat sadece erkeklerde bulunur ve mesanenin hemen altında, üretranın dış kısmında yer alan bir dış salgı bezidir. En önemli görevi spermin %95’ini oluşturmaktır. Spermleri sulandırarak döllenmeyi kolaylaştırır. Prostat ergenlik yaşına kadar fonksiyonel değildir. Ergenlikten itibaren 25 yaşına kadar fonksiyonu artarak devam eder, daha sonra azalır.

Akut Prostatit

Enfeksiyon ajanının kan yoluyla prostata gelmesi veya doğrudan üretradan bulaşması sonucu meydana gelir.

İdrar yaparken huzursuzluk vardır. Disüri, yanma, sık idrara çıkma, üretradan akıntı olur. İdrar bulanıktır. Hematüri vardır. Prostat, şiş ve gergindir. Ağrı, yüksek ateş, titreme, bulantı, kusma vardır.

 Tanı için akıntının kültürü, mikroskobik muayenesi yapılır. Rektal tuşe ile prostatın büyüklüğü, sıcaklığı ve hassasiyetine bakılır.

 Tedavide hastanın istirahatı sağlanır. Antibiyotik tedavisi verilerek, bol sıvı alımı sağlanır. Prostat masajı yapılır.

Kronik Prostatit

Akut prostatitden sonra ya da hiç belirti vermemiş prostatitlerden sonra meydana gelir.

 Benign Prostat Hiperplazisi

Elli yaşın üstündeki erkeklerin 1/3’ünde prostat hipertrofisi görülmektedir. Tümöral bir durum değildir.

 Prostat Kanserleri

Genellikle 70 yaşından sonra görülür, yaşla beraber artar. Hormonal faktörler, çevresel faktörler, beslenme alışkanlıkları, kronik prostatitler oluşumda etkendir.

Üriner Sistem Hastalıklarında Genel Tedavi Yöntemleri

 Koruyucu Tedavi

Hastaya düşük protein diyeti verilir. Üre değeri düşürülmeye çalışılır. Hipertansiyon tedavisi uygulanır. Taş oluşumuna engel olmak için taşlara yönelik tetkikler yapılır, faktöre yönelik diyet ve ilaç tedavisi verilir.

 Medikal Tedavi

Kültür ve antibiyogram sonucunda en uygun antibiyotik kullanılarak enfeksiyon tedavi edilir. Diüretikler verilir.

 Cerrahi Tedavi

 Taş, tümör, kist ve atrofik doku çıkarılması için uygulanır.

 Lazer Tedavisi

Prostat hiperplazilerinde bezi küçültmek için kullanılır.

Şok Dalgası ile Taşların Düşürülmesi (ESWL)

Şok dalgası verilerek düşemeyecek taşların küçük parçalara ayrılarak düşmeleri sağlanır.

 Periton Diyalizi

Kronik böbrek yetmezliğinde uygulanır. Diyaliz solüsyonu, periton boşluğuna verilerek 20 dakika bekletilir. Ozmoz ve difüzyon yöntemi ile kandaki metabolik artıklar uzaklaştırılır. Bu sıvı dışarı boşaltılır ve yenisi verilir. Bu işlem 48 saat sürer, 96 litre diyaliz sıvısı kullanılır. Enfeksiyona karşı hasta korunur.

 Hemodiyaliz

Hastadan alınan kanın makineden filtre edilerek tekrar hastaya verilmesi işlemidir. Kandaki metabolik artıklar temizlenmiş olur.

 Transplantasyon

Bir başka insandan (yaşayan veya ölü) alınan böbreğin, böbrek fonksiyonlarını yitirmiş olan hasta insana, cerrahi operasyonla nakledilmesidir. Uygun doku ve verici bulunduğu takdirde, diyaliz ile hayatlarını devam ettiren hastaların böbrek nakli olarak diyalizden kurtulmaları mümkündür. Nakledilen yeni böbrek normal böbreklerden daha aşağı bir seviyeye yerleştirilir. Bazen böbreklerin çalışmaya başlaması için birkaç hafta geçmesi gerekebilir. Bu dönemde tedaviye diyaliz ile devam edilebilir. Uygun böbrek bulma zorluğu gibi özel sağlık sorunları dolayısıyla oldukça güç ve pahalı bir yöntemdir. Bazen de nakledilen organ vücut tarafından reddedilir. Bu nedenle hastalar ömür boyu reddi önleyen, immün baskılayıcı ilaçlar kullanmak zorundadır.

Gözden Geçir

  • Üriner sisteme ait belirti ve bulgular nelerdir?
  • İdrar tetkiki sırasında neler incelenir?
  • Üriner sistem hastalıklarının tanısında kullanılan biyokimyasal tetkikler nelerdir?
  • Üriner sistem hastalıklarının tanısında kullanılan radyolojik tetkikler nelerdir?
  • Akut glomerülonefrit nasıl oluşur?
  • Nefrotik sendrom nedir?
  • Üriner sistem taşları nasıl meydana gelir?
  • Sistitin oluşumunda katkıda bulunan durumlar nelerdir?
  • Prostata ait hangi hastalıklar görülür?
  •  Üriner sistem hastalıklarında kullanılan genel tedavi yöntemleri nelerdir?

Sözlük

Ekstraselüler: Hücre dışı

Lösemi: Kan kanseri

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.