Yaşa Göre Travma Sonrası Stres Tepkileri

08.12.2020
Yaşa Göre Travma Sonrası Stres Tepkileri

Çocuklar yetişkinlere göre daha kırılgan olmaları ve yaşam tecrübelerinden önemli ölçüde yoksun olmaları nedeniyle travmadan etkilenme noktasında daha dezavantajlı konumdadırlar.

Çocukların travmaya gösterdikleri tepkiler de yetişkinlerin tepkilerinden nispeten farklılıklar içerir. Ancak yaş ilerledikçe travmaya verilen tepkiler yetişkinlerin tepkilerine benzer.

Yapılan araştırmalar, bebekler dâhil, her yaş grubundan çocukların travmalardan etkilendiğini ortaya koymuştur. Bebekler ve çocuklar, kendileri travmatik yaşantılardan doğrudan etkilenebileceği gibi, kendi bakımını yürüten yakınını (örneğin annesini) kaybedebilir. Bu durumda bebekler ve çocuklar alışageldiği durumdaki değişikliğe uyum sağlamakta zorlanırlar.

Benzer şekilde, yakınını kaybetmese de, travma yaşayan bir bakıcının çocuğa karşı ilgisi ve şefkati, ona sunacağı bakımın ve yakınlığın niteliği öncekinden farklı olacaktır. Buna benzer tüm durumlar bebeklerin ve çocukların travmalardan doğrudan ve/veya dolaylı olarak olumsuz etkilenmelerine neden olmaktadır. Bununla birlikte, ortaya konan tepkilerin dönemlere gelişim dönemlerine göre farklı nitelikler gösterdiği de tespit edilmiştir.

Bebekler ve yeni yürüyenlerde travma sonrası stres tepkileri (0-3 yaş)

Bu dönem gelişimin en erken ve en hızlı olduğu dönemdir. Bundan dolayı, bu evre içerisindeki olumsuzlukların ileriki yıllarda kişilik üzerinde çok daha derin izler bıraktığı kabul edilmektedir. Bu dönemde bebek, tamamen bakıma muhtaçtır ve bütün ihtiyaçları başkalarınca karşılanır.

Bebeğin beslenme, temizlenme, ilgi, sevgi, temas vb. ihtiyaçlarının zamanında, sürekli ve yeterli bir biçimde karşılanması gerekir. Yine ihtiyacı karşılayan bakıcının (anne ya da anne yerini alan kişinin) sürekli aynı kişi ve bakımın yapıldığı ortamında yine aynı ortamlar olması gerektiği ifade edilmektedir. Böylece bebekle bakıcısı arasında bir bağlanma duygusu ve bir aidiyet duygusu oluşmaya başlayacaktır.

Böylece bebekte temel güven duygusu oluşur ve uyumlu bir kişiliğin temeli atılmış olur. Ancak travmatik yaşantılar ve bakıcının bebeğe yeterli ilgi gösterememesi bu olumlu tabloyu bozabilir. Travmadan etkilenen bebeklerde sık görülen tepkiler şunlardır;

  • Kolay şaşırma, kaygılı görünme
  • Gerileme davranışları (altını ıslatma, konuşma problemleri gibi)
  • Anne-babaya yapışma, ayrılmak istememe
  • Uyku sorunları, kâbuslar
  • Aşırı ağlama, çığlık atma
  • İnsanlarla ilişkilerde ürkeklik, güven problemleri
  • Kontrol edilemeyen saldırganlık
  • Travmayla ilgili tekrarlayan oyunlar
  • İştahsızlık, sindirim problemleri

Okul öncesi çocuklarda travma sonrası stres tepkileri (4-6 yaş)

Bu evre oyun çağı olarak da adlandırılır. Çocuklar oyunlar aracılığıyla yaşamı test eder ve yeni şeyler öğrenirler. Oyun ortamları çocuklar için bir tür laboratuvar gibidir. Her yeni öğrenme yaşantısı onları biraz daha anne-babaya bağımlı olmaktan biraz daha uzaklaştırır ve onlara özerklik kazandırır.

Oyunlar çocuklar için bir keşfetme aracı olduğu kadar, bir kendini ifade etme aracıdır da. Çocuklar yaşadıkları olumlu ya da olumsuz yaşantıları ve duygularını hemen oyunlarına yansıtırlar ve bir tür ifade aracı, bir dışavurum olarak kullanırlar. Çocukların travma ile ilgili algılarını ve duygularını oyunlarında gözlemek mümkündür.

Travmatik olaya maruz kalmış okul öncesi çocuklarında genel olarak gözlenen tepkiler şunlardır;

  • Yatak ıslatma, parmak emme gibi gerileme davranışları
  • Anne-babadan ayrılmama
  • Hayalle gerçeği karıştırma
  • Ani heyecanlanmalar
  • Kaçınma davranışları
  • İçe kapanma
  • Suçluluk duyguları (travmatik olaya kendi hatalarının neden olduğunu zanneder)
  • Kâbuslar ve gece korkuları
  • Tekrarlayan oyunlar ya da belli tipik davranışların takıntılı bir şekilde tekrarlanması
  • Dikkat sorunları
  • Kaygılı bir ruh hâli
  • Hayvanlardan ve yabancılardan korkma

Okul çağı çocuklarda travma sonrası stres tepkileri (7-12 yaş)

Bu evrede çocuklar artık hayalcilikten uzaklaşmaya daha gerçekçi ve daha somut düşünceler üzerine odaklanmaya başlarlar.

Okulla birlikte akademik becerileri gelişir, yaşıtlarıyla ilişkileri artar ve sosyal ilişkilerini gittikçe güçlendirmeye başlarlar. Somut meseleleri düşünme ve keşfetme, sorumluluk üstlenebilme gibi özellikler ön plana geçer. Başarı, bu dönemde çocuklar için en önemli duygudur. Bununla beraber, duygusal iniş çıkışlar olabilir.

Örneğin, bir şeyi yapıp bozma, arkadaş ilişkilerinde alınganlıklar, karşıt davranışlar vb. gözlenebilir. Travmatik yaşantılar, çocuklardaki olumlu gidişi tersine çevirebilir ve onları uyumsuzluğa itebilir.

Okul çağındaki çocuklarda sık görülen travma tepkileri şunlardır;

  • Okul öncesi dönemdeki davranışlara gerileme (altını ıslatma, yalnız yatamama gibi)
  • Okul başarısının düşmesi, okula gitmek istememe
  • Okulda davranış sorunları
  • Saldırganlık
  • Gevezelik, tekrarlayan oyunlar
  • Doğal olaylardan korkma (yağmur, rüzgâr, şimşek vb.)
  • Dikkat ve konuşma sorunları
  • İsyankâr davranışlar
  • Erkek çocuklarda silahlara ve savaş oyunlarına vb. ilginin artması
  • Vücutta ağrılar

Ergenlerde travma sonrası stres tepkileri (13-18 yaş)

Ergenlik dönemi, gelişimin en çalkantılı dönemidir. Bu dönemi sağlıklı atlatmak başlı başına zor bir süreçtir.

Ergen, bir yandan hızlı bedensel değişimlere ayak uydurmaya çalışırken bir yandan da sosyal süreçlere adapte olmaya ve toplumda kendine bir yer edinmeye çalışmaktadır. Bu evrede kişiliğin önemli bir bölümü olan kimlik gelişimi (ben kimim? Toplumdaki yerim neresi?

Gelecekte nasıl bir pozisyonum olacak? Kendim için, ailem için hedeflerim neler vb. gibi sorulara kişinin verdiği cevaplar) önemli bir süreçtir. Bu sürecin olumlu atlatılması için ergenlerin, yetişkinlerin desteğine (özellikle anne-baba ve öğretmenler) ihtiyacı vardır. Yeterli destek alamayan ergenler olumlu bir kimlik oluşturmakta güçlükler yaşayacaktır. Travmatik yaşantılar ise bu süreci iyice zorlaştırmaktadır. Ergenlerde sıkça gözlenen travma sonrası stres tepkileri ise şunlardır;

  • Uyku sorunları (uyuyamama ya da fazlaca uyuma gibi)
  • İştah sorunları (iştahsızlık ya da aşırı yeme gibi)
  • Mide bulantısı, kalp çarpıntısı
  • Kolay ağlama
  • Alkol ve/veya madde kullanımı
  • Suçluluk, çaresizlik duyguları
  • Öfke patlamaları
  • Kâbuslar
  • Anne-babayla çatışmalar
  • Okul sorunları
  • Hırsızlık ya da saldırganlık davranışları
  • Heyecan ve yerinde duramama
  • İlişki kuramama, içe kapanma
  • Halüsinasyonlar
  • Gelecek hakkında olumsuz tutumlar
  • Günlük etkinliklere ilgi duymama
  • İntihar girişimleri

Yukarıda travma sonrasında gözlenen genel bireysel tepkiler ve yaşa göre ortaya çıkan stres tepkileri ele alındı. Tüm bu tabloda dikkat edilmesi gereken nokta şudur ki, bahsedilen bu tepkilerin travma sonrasında bireylerde gözlenmesi normaldir.

Travma yaşayan kişi her kim olursa olsun az ya da çok, kısa süreli veya uzunca bir süre, hafif ya da ağır düzeyde bu tepkileri sergileyecektir. Bu tepkilerin gözlenmesi o bireyde bir anormallik ya da hastalık durumu olduğunu göstermez. Ancak bu tepkilerin uzun süreli olması kişinin ailesiyle, sosyal çevresiyle ve işiyle ilgili olumsuzluklar yaşamasına neden olmakta ve uyumunu bozmaktadır.

Kişinin bu uyum süreçleri bozulduktan sonra ancak bir psikolojik bozukluktan söz edilebilir. Bununla ilgili açıklamalar ikinci bölümde yer almaktadır. Bu nedenle asıl mesele travmadan sonra bu belirtilerin ortaya çıkması değil, bunlarla en kısa sürede, etkili bir şekilde baş ederek kişinin uyumu ve gelişimini sürdürebilmesidir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.